SubconTurkey

Hoşgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   26 Eylül 2020, Cumartesi

Mart 2011 Sayısı

Yıl : 8 | Sayı : 83

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Arşiv
     İletişim

http://www.subconturkey.com.tr




Dergimizin sayfalarına
taranmış şekilde ulaşmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 

























 

İzzet Alper Yıldız
Profesyonel Yönetici (MBA) www.alperyildiz.com................................... ÇAĞDAŞ YÖNETİCİ ve YÖNETİM


Gücünüz Otoritenizin Üzerinde mi?


Son zamanlarda iş dünyası çalışanlarının internet üzerinden yaptıkları görüş bildirimlerinde en çok rastlanılan konular arasında bakın neler var: Gerçek patronla mı çalışmak istersiniz, profesyonel patronla mı? Talepkar, zor ve hatta mantıksız bir yönetici ile çalışmaya dair bir hikayenin kahramanı olsaydınız, onunla uzlaşmak için neler yapardınız? Nasıl bir yöneticiniz olmasını isterdiniz? Görüldüğü üzere artık çalışanlar yönetici davranışlarını ve niteliklerini sorgulamaya başladılar. Endüstriyel devrimle birlikte klasikleşen otoriter yönetimler artık günümüz yönetim ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalmaktadırlar. Eğitim düzeyi sürekli artan beyaz ve mavi yakalı çalışanları sadece pozisyonunun verdiği otorite yetkisiyle yönetmeye çalışan yöneticiler, arzu ettikleri etkiyi çalışanlar üzerinde yaratamayacaktır. Günümüz işletmelerinde otoritesi olmadığı halde diğer çalışanları etkileyen kişilere rastlayabildiğimiz gibi, otorite sahibi bir çok yöneticinin çalışanlarını etkileyemediği ve dolayısıyla  sonuç almakta başarısız olduklarını da görebilmekteyiz.

İşletmelerde ortak amaca yönelik işbirlikteliğini sağlamak yöneticinin sorumluluğudur. Yönetim işinde karşılıklı bağımlılık durumu söz konusudur. Yönetici güç ve otoritesini kullanarak şirket içindeki ve dışındaki paydaşları etkilemek ve onların belirli davranışları yerine getirmelerini sağlamak zorundadır. Yönetici işi tek başına değil, diğer insanlarla başaran kişidir. Doğal olarak yöneticinin başarısı da diğer insanlar tarafından etkilenecektir. Çalışanların yeterli desteği vermediği durumlarda yöneticilerin başarılı olma şansları bulunmamaktadır.

Güç ve otorite kavramlarının üzerinde biraz durmakta fayda var. Literatürde güç, başkalarını etkileyebilme yeteneği olarak tanımlanmaktadır. Yani diğer çalışanları kendi isteği doğrultusunda hareket etmeye yönlendiren her kişi, yönetici olsun veya olmasın güç sahibidir. Güç ilişkisel bir kavramdır. Kişi ancak başkaları ile ilişki içerisinde ise güç sahipliliği söz konusudur. Kişinin başkalarını gücünü kullanarak etkilemesi de şart değildir. Etkilenenlerin böyle bir gücün, o kişide olduğunu algılamaları da yeterli olacaktır. Başkalarını etkilemek kişinin gücünü artırırken, kişinin gücü arttıkça başkalarını daha kolay etkilemeye başlayacaktır.

Max Weber otoriteyi belirli bir organizasyon üyelerinin istekli ve şartsız olarak üstlerinin talimatlarına uymaları olarak tanımlamıştır. Emir verme hakkı ve itaat ettirme gücü olarak da tanımlanmaktadır. Bu hak kişiye bulunduğu pozisyon (mevki) için verilmektedir. Bu anlamda resmi otorite başkalarını etkilemenin yasallaştırıldığı bir güç şeklidir de denebilir. Güç otoriteden daha geniş bir kavramdır. Otoritesi olmadan da bir kişinin başkalarını etkilemesi mümkündür.

Günümüz organizasyonlarında otoriteye bağlı hiyerarşik yapılar artık istenilen başarıları ve yaratıcılığı işletmelere verememektedir. Yeni organizasyon modellerinde resmi otoritenin etkisi ve önemi azalırken bunun yerine güç kavramı ve otorite dışındaki diğer güç kaynakları önem kazanmaya başlamıştır. Güç belirli kaynaklara sahip olunmasından ve bunların kullanılmasından elde edilir. Bir yönetici hangi güç kaynaklarını kullanarak başkalarını etkileyebilir dediğimizde French ve Raven tarafından yapılan popüler sınıflandırmayı hatırlamakta fayda var:

Zorlayıcı Güç: Korku temelli bir güç kaynağıdır. Cezalandırmayı bir korkutma aracı olarak kullanır. Çalışanları korkutan her şey bir güç kaynağı olabilir. İşe son verme, başka göreve atama, maaş artırmama, ikramiye vermeme, vs yöneticilerin kullandığı zorlayıcı güce örnek davranışlardır. Daha önce de belirtildiği gibi yönetici bu gücü kullanmasa da personelin bu şekilde algılaması dahi yeterli olmaktadır.

Yasal Güç: Çalışanların yöneticinin kendi davranışlarını etkileme hakkına sahip olduğunu kabul etmeleri olayıdır. Yasal güç aslında otoriteyi tanımlamaktadır. Ast durumundaki çalışanlar üstün karar ve talimat verme hakkı olduğunu kabul ederler ve üstlerinden gelen isteklere uymaya kendilerini mecbur hissederler.

Ödüllendirme Gücü: Ödüllendirme kaynakları da bir güç aracı olarak kullanılabilmektedir. Ücret artışı sağlama, terfi ettirme, daha iyi iş verme, daha fazla yetki ve sorumluluk verme, övme, vs gibi ödüller yöneticilerin başvurabildikleri kaynaklardır. Yöneticiler astları hakkında bu konulara karar verebiliyorsa onları etkilemek için önemli güç kaynaklarına sahiptirler.

Karizmatik Güç: Bireyin kişisel özellikleri ve davranışları da güç kaynağı olabilmektedir. Karizma çekiciliği ön plana çıkarmaktadır. Kişinin görünüşü, sesi, konuşması, kültürü ve diğer kişisel özellikleri başkaları tarafından çekici bulunabilir. Bu kişiler, diğer grup üyelerini etkileme olanağına sahip olacaklardır. Yöneticilerin başkalarına ilham verebilmesi, onların böyle bir güce sahip olduklarının göstergesidir.

Uzmanlık Gücü: Bilgi ve tecrübe kaynaklıdır. Kişi bilgili ve tecrübeli olarak algılanıyor ve saygı duyuluyorsa başkalarını etkilemesi o derece kolay olacaktır. Bir yöneticinin çalışanların sorunlarına çözüm bulması ve onlara yeni bilgiler öğretmesi onun bu güce sahip olduğunun işaretidir.

Yapılan sınıflandırmada ilk üç güç kaynağı bir işletmede işgal edilen mevki ile ilgilidir. Resmi otorite ile yöneticilere verilir. Son iki güç kaynağı ise kişinin kendisinden gelir. İş yaşamında sık sık yönetici ve lider arasında farklar vurgulanır. Klasik tanımlardan birinde lider, doğru işi yapan kişi olarak ifade edilirken; yönetici, işleri doğru yapan kişi olarak ifade edilir. Güç kaynakları açısından olaya baktığımızda ilk üç kaynağı kullanan kişilere yönetici son ikisine daha çok ağırlık veren kişileri de lider olarak tanımlayabiliriz. Dolayısıyla gücünü sadece otoritesinden alan yöneticiler çağdaş organizasyonlarda arzulanan lider-yöneticilik vasıflarını taşıyamayacaklarından kendilerinden bekleneni veremeyeceklerdir.

Yazımızın başında çalışanların eğitim düzeylerinin sürekli yükseldiğini dolayısıyla artık çalışanların yöneticilerin niteliklerini ve güçlerini sorgulamaya başladıklarından bahsetmiştik. Kendi bilgi düzeylerinin farkında olan çalışanların sadece otoriteden etkilenmesini beklemek artık hayalperestlik olacaktır. Geçen yüzyılda yönetici ve çalışan arasındaki bilgi ve tecrübe farkı önemli düzeydeyken bilgi çağında bu fark kapanmakta, işletmelerde güçler dengelenmeye başlamaktadır. Bir zamanlar fiziksel güçleri ile çalışan mavi yakalılar bugün bilgisayarlı otomatik tezgahlarda çalışmakta birçok iyileştirme projesine akıllarıyla da katkıda bulunmaktadır. Yine yaratıcılık gerektiren veya bilgi işleyen işletmelerde otoriter yöneticinin astlarına ilham verebilme imkanı bulunmamaktadır. Üniversiteler, bilgisayar programları üreticileri, hastaneler ve moda atölyelerini bugün için bunlara örnek olarak verebilsek de ilerde sayılarının hızla artacağını düşünmek yanlış olmayacaktır.

Çalışanların potansiyellerinden tam olarak yararlanabilmek için onlara güçlü yöneticilerle çalışabilme imkanları sunmalıyız. Bir organizasyonda kazan-kazan türü ilişkilerin geliştirilmesi hem çalışanların hem de yöneticilerin menfatine olacaktır. Aksi takdirde kısır örgüt içi çekişmelerin ve politikaların kimseye faydası olmayacaktır. En önemlisi işletme bundan zarar görecektir.

Son söz: Yöneticiler çalışanlarını etkileyebilmek için daima kendilerini geliştirmelidirler. Şirket içi güç mücadeleleri ve politikalara odaklanmak yerine kendi kişisel ilişkilerini ve güçlerini artırmaya çabalamalıdırlar. Güçlerini otoritesinin üstüne, beşeri ilişkileri ve uzmanlık güçleri ile çıkarabilen yöneticiler gelecekte başarıyı muhakkak yakalacaklardır.

 

  İlgili Haberler

 

İlgili haber bulunamadı!

  İlgili Yazılar

 

İlgili yazı bulunamadı!
 

http://www.subconturkey.com.tr




















































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Şti.

  Bahçeşehir 2.Kısım Mah.(Boğazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEŞEHİR-BAŞAKŞEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi