SubconTurkey

Hoşgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   4 Temmuz 2020, Cumartesi

Subat 2011 Sayısı

Yıl : 8 | Sayı : 82

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Arşiv
     İletişim

http://www.subconturkey.com.tr




Dergimizin sayfalarına
taranmış şekilde ulaşmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 

























 

Necati Terziöz
Makina Mühendisi, Ar-Ge Proje Yönetim Danışmanı info@teknofillimited.com.tr


REKABET KONGRESi 2010


Otomotiv Sektörü Rekabetgücü Raporu Özeti -2-

Türkiyenin Küresel Rekabet Düzeyi

Giriş
Kongrenin açılışında konuşmacılar, Rekabet Kongresinin amacını, Türkiyenin küresel rekabet düzeyi ve gücünü ortaya koymak ve zayıf yönlerin geliştirilmesini sağlamak, şeklinde belirtmişlerdir. Bu tür etkinliklerin asıl gayesi doğal olarak, ülkemizin verimlilik düzeyini belirleyen etmenleri ortaya koyup, ülkemizin güçlü ve zayıf yönlerini, farklı ülkeler ve gelişmiş ekonomilerle karşılaştırmalı biçimde ortaya koyarak, verilere dayalı tartışarak, politika yapıcılarına yol gösterebilmek olduğunu ifade edilmiştir.

1- REKABETCİLİĞİN TANIMI

Rekabetciliğin çok sayıda unsuru ve karmaşık yapıda belirleyicileri olduğu bilinmektedir. Rekabetcilik verimlilikle ölçülür. Çünkü, refah düzeyi, bir ekonominin verimlilik düzeyi ile belirlenmektedir. Verimlilik düzeyi ise bir ülkenin insan kaynağı, sermaye ve doğal kaynakları başta olmak üzere, kişi başına ürettiği ürün  ve hizmetler gibi  değerler ile ölçülmektedir.

2- DÜNYA EKONOMİK FORUMU (WEF ) TARAFINDAN GELİŞTİRİLEN KÜRESEL REKABETCİLİK ENDEKSİ (KRE)    

Dünya Ekonomik Forumu; rekabetcilik sıralamasını Küresel Rekabetcilik Endeksine (KRE) dayandırır. Bu endeks son derece kapsamlı, ulusal rekabetcilik konusunda mikro ve makro ekonomik durumu analiz eden bir yapıya sahiptir. KRE, rekabet gücünü etkileyen çok sayıda bileşenin ağırlıklı ortalamasıdır. Her bir bileşen, rekabetçilik olarak anılan karmaşık kavramın farklı bir boyutunu yansıtır. Söz konusu tüm bileşenlerin rekabetciliğin dayandığı (aşağıda listelenmiş olan) 12 adet üst bileşenin neler olduğunu ve bunların özelliklerini tanımlar.

Küresel Rekabetcilik Endeksi (KRE) üst bileşenleri:
Kurumsal yapı
Alt yapı
Makroekonomik istikrar
Sağlık ve ilk öğretim
Yüksek öğrenim ve hizmet içi eğitim
Ürün piyasalarının etkinliği
Emek piyasalarının etkinliği
Finansal piyasaların etkinliği
Teknoloji altyapısı
Pazar büyükklüğü
İş dünyasının gelişmişlik düzeyi
İnovasyon gibi, bileşenlerden oluşmaktadır.

Burada her bir bileşen ayrı ayrı ele alınmış olsada, bu unsurların tamamen birbirinden tamamen bağımsız değerlendirilmeleri gerektiği iddiası hiçbir zaman ortaya konulamaz.
 
Örnek olarak, 12. Bileşen olan inovasyonun gerçekleştirilmesi için 1. Bileşen olan kurumlara ve özellikle fikri mülkiyet haklarının korunduğu etkin kurumsal yapıya ihtiyacı olduğu gibi, 5. Bileşende bahsi geçen iyi eğitilmiş iş güçü var olmadan inovasyonun gerçekleştirlemiyeceği olguları  da burada bileşenlerin etkileşimi için örnek olarak verilebilir.

Gerek teorik ve gerekse gözleme dayalı kanıtlar, rekabetcilik için yukarda sıralandığı gibi çok sayıda kritik öneme sahip üst  ve alt bileşenlerin  olduğunu ortaya koymaktadır.

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından geliştirilen yeni Küresel Rekabetcilik Endeksi (KRE) dikkate alınarak ülkeler arasında bir sıralama yapmayı önermektedir.

Dünya Ekonomik Forumu ülkelerin kalkınmışlık düzeyini üç kategoriye ayırmaktadır. Bu kategoriler ve rekabet güçüne dair bileşenler arasındaki ilişki yandaki Şekil 1 de gösterilmiştir.

3- DÜNYA EKONOMİK FORUMU (WEF) 2010-2011 KÜRESEL REKABETCİLİK  RAPORU ÇERCEVESiNDE TÜRKİYE REKABET GÜCÜNÜN DEĞERLENDİRİLMESİ

Burada Türkiyenin performansı üç farklı karşılaştırma ile küresel kapsamda değerlendirilmiştir.

Genel değerlendirme:
İlk aşamda Türkiyenin Dünya Ekonomik Forumu WEF tarafından 2010-2011 raporunda değerlendirmeye alınan 139 ekonomi içindeki değerlendirilmesi gerçekleştirlmiştir. Türkiye Dünya Ekonomik Forumu WEF raporuna göre 133 ülke arasında 2005 de 71. sırada iken, 2007-2008 raporunda 53. sıraya yükselmiş, 2008-2009 da 63. sıraya gerilemiş, 2009-2010 da iki sıra yükselerek 61. sırada yer almış,  2010-2011 de ise 139 ülke arasında  61 sırayı  korumuştur. Türkiyenin 2010-2011 döneminde bu 139 ülke arasında en iyi puan alan bileşeni: Pazar etkinliği; en altlarda yer alan bileşeni ise: Emek piyasaları etkinliğidir.

Türkiyenin içinde bulunduğu Grup ülkeleri ile Kıyaslaması:
Şekil 1. de görülen GSMH göre sınıflandırmada Türkiyenin içinde bulunduğu  Grup, Verimlilik Artırıcılar diye tanımlanan, 2.Grup ülkelerine göre kıyaslaması yapılmıştır. Türkiye 2010 yılında GSMHsinde meydana gelen düşüşe bağlı olarak 2009-2010 döneminde 2. Grup ile 3. Grup arasında geçiş durumunda olan ülkeler arasında iken, 2010-2011 değerlendirme döneminde WEF tarafından 2. Grup ülkeleri kümesinde değerlendirmeye alınmıştır. Ayrıca 2007-2011 yılları arasında önemli gelişme gösteren 4 ülke(Estonya, Çin,Hindistan ve Polonya) belirlenmiş ve söz konusu ülkelerin Türkiyeye göre hangi rekabet bileşenlerinde iyileşme olduğu, buna karşılık Türkiyenin hangi bileşenlerde yetersiz kaldığı araştırılmıştır. Ayrıca 2009-2010 döneminde 2. Grup ile 3. Grup arasında geçiş durumunda olan Meksika, Romanya, Rusya da ayrıntılı olarak Türkiye ile karşılaştırılarak bir alt kümeye düşme nedenleri araştırlmıştır. Bunun dışında gerek tüm AB ülkeleri ve gerekse AB 12 ve AB 15 ülkelerinin ortalamaları ile ve hızla gelişen ve 2050 de mevcut zengin ülkeleri geçmesi beklenen BRIC diye tanımlanan (Brezilya,Rusya, Hindistan, Çin)ülkelerinin ortalamaları ile karşılaştırlmıştır.

Türkiyenin 2. Grupta yer alan ülkeler arasında da genel ortalamaya göre  benzer bir analiz yapıldığında Pazar etkinliği, Alt yapı, Ürün piyasalarının Etkinliği,Finansal iyasaların Gelişmişliği  Teknolojik alt yapıortalamanın üzerine çıktığı halde, Emek piyasaları etkinliği Kurumsal yapı, Makro ekonomik istikrar bileşenleri bakımından içinde bulunduğu grup ülkeleri ortalamasının gerisindedir.

3.3. Rekabet üstünlüğü yaratmada etkin beş bileşen açısından Türkiyenin konumu:

Bu bölümde rekabet üsütünlüğü yaratmada etkin olduğu düşünülen beş temel bileşen seçilmiş (Emek piyasalarının etkinliği, Ürün piyasalarının etkinliği, Finansal piyasaların gelişmişliği, inovasyon, Teknoloji alt yapısı) ve bu bileşenler açısından en iyi performans gösteren ülkeler saptanarak Türkiyenin bu ülkelere göre hangi konumda oldukları saptanmıştır.

Rekabet üstünlüğü sağlamada çarpıcı  rolü olan beş bileşen bakımından incelendiğinde;

3.3.1. Ürün piyasalarının etkinliğinde Singapur, Hong Kong, Lüksemburk, isviçre ve isveç ilk beşte yer alırken Türkiye 4.21 puanla 59. sırada yer almaktadır.

3.3.2. Finansal piyasaların gelişmişliği bakımından Hong Kong, Singopur, Avustralya, Finlandiya, Norveç ilk beşte yer alırken Türkiye 4.23 puanla 61. sırada yer almaktadır.

3.3.3. Emek piyasalarının etkinliğinde Singapur, isviçre, Hong Kong, ABD, Danimarka ilk beşte yer alırken Türkiye 3.57 puanla 127. sırada yer almaktadır.

3.3.4. Teknoloji alt yapısı bakımından isveç, Lüksemburg, Hollanda, izlanda, Hong kong ilk beşte yer alırken Türkiye 3.85 puanla 56. sırada yer almaktadır.

3.3.5. inovasyon bakımından ABD, isviçre, Finlandiya, Japonya, isveç ilk beşte yer alırken Türkiye 3.1 puanla çok gerilerde yer almaktadır.

Genel sonuç ve öneriler
Bu  rapor, Dünya Ekonomik Forumu tarafından 2007-2008, 2008-2009 ve 2009-2010 dönem raporlarını karşılaştırarak, Türkiyenin küresel ölçekte rekabet gücünün değerlendirilmesine yönelik hazırlandığı ifade edilmiştir. Bu bağlamda AB ye yeni katılan 12 ülke ve büyük ölçüde yabancı yatırımları  çeken BRIC ülkelerinin yanısıra Türkiyenin içinde bulunduğu grup ülkeleri ve yıllar itibariyle gösterdikleri performansları ayrıntılı olarak incelenmesi uygun bulunduğu için seçilen: Estonya, Çin, Hindistan, Polonya, Meksika, Romanya ve Rusya ile göreli karşılaştırmalar yapılmış ve söz konusu ülkelerin hangi alanlarda gelişme ya da düşüş gösterdiği tespit edilmiştir.

Bu tespitlere dayanarak yapılan değerlendirmelerde Kurumsal yapının alt bileşenlerinden olan özellikle kayırmacılık ve ahlak normalarında; makro ekonomik istikrarda, eğitime dair niteliksel  performans ile ürün piyasalarının etkiniliği bileşenlerinde sürekli gerilemede olduğu gözlenmiştir. Bunun yanısıra genel alt yapıda, ilk öğretimde, yüksek öğrenim ve iş başı eğitiminde ve finansal piyasaların  çeşitliliği ve teknolojik alt yapıda sürekli iyileşme söz konusudur. Ülkemiz rekabet gücünün ana bileşenlerinden olan inovasyonda ne yazık ki göreli olarak  sürekli gerileme söz konusudur.

Türkiyenin odaklanması gereken konular
Global kriz sırasında Türkiye, % 14 GSMH kaybı ile OECD ülkeleri arasında en büyük düşüşe sahip ülke durumuna gelmiştir. Bunun temel nedenleri arasında daha önce yaşanmamış, yabancı talebinde şok gerilemeye bağlı ihracat düşüşü, buna paralel olarak endüstriyel çıktılarda ve yatırımlarda düşme, iş çevrelerinde güven azalması ilk şokun etkilerini artırması sonucunu yaratmıştır.Türkiyede halen iki temel yapısal zayıflık yaşanmaktadır. Uluslar arası fiyat rekabeti bozulmakta, bu durumda mevcut bütçe açığını artırmaktadır. Öte yandan ekonomi emek gücünden yeterince yararlanamamaktadır. Endüstri ve hizmet sektöründeki iş gücü talebi , giderek yaşlanan nüfustaki artışı  ve yüksek oranlarda kırsal kesimden şehirlere göcün artışını emebilecek kadar kuvvetli bir şekilde büyümemektedir. Bu yüzden % 40lık iş gücü oranı ile OECDnin en zayıf ülkesi kalmaya devam etmektedir. Kadın iş gücünün kullanım oranı % 20ler civarında kalmasına yol açmıştır.

Türkiyede izlenecek tutarlı politikalarla, kalkınma hızını istenen seviyelere çıkardığı, enflasyon ve işsizliği tek rakamlara düşürdüğü, üretimi artırıp, gelir dağılımını daha adil bir noktaya getirebildiği takdirde rekabet gücü orta seviyelerde olan ülkeler arasında yer alması mümkün görülmüştür.

Türkiyede tasarrufların özendirimesi, döviz açıklarının kapatılması, üretken yatırımlara öncelik verilmesi, reel  sektör ile finans sektörü arasındaki kopukluğun ortadan kaldırılması, teknolojik geri kalmışlıkla daha etkin mücadele, kalite maliyet koordinasyonın  sağlanması, nitelikli iş gücünün artırılması gibi hususlar odaklanılması gereken öncelikli alanlar olması gerekmektedir.

Son söz: Rekabet kültürünün pek de yaygın olmadığı toplumumuzda bu konuya daha fazla eğilmeliyiz. G20 ülkeleri arasında 17. büyük ekonomi konumundaki ülkemizin rekabet sıralamasında 61. sırada yer alıyor olması kabul edilemez ve sürdürülemez bir durumdur.

 

  İlgili Haberler

 

İlgili haber bulunamadı!

  İlgili Yazılar

 

İlgili yazı bulunamadı!
 

http://www.subconturkey.com.tr




















































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Şti.

  Bahçeşehir 2.Kısım Mah.(Boğazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEŞEHİR-BAŞAKŞEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi