SubconTurkey

Hoşgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   20 Haziran 2018, Çarşamba

Aralik 2017 Sayısı

Yıl : 15 | Sayı : S_164

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Arşiv
     İletişim

http://www.kaucukistanbul.com


http://www.metalexpo.com.tr


http://comvexistanbul.com




Dergimizin sayfalarına
taranmış şekilde ulaşmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 





























 

Doğru Akım: Bir Devrim mi Yolda?

Elektrik dağıtım tarihi bir hatayla başladı. Dahi mucit Thomas Edison, doğru akım üzerine oynadı ve kaybetti. Ancak, elektrik üretme, dağıtma ve tüketme şeklimiz esaslı bir şekilde değiştiği için, bugün direkt akım yeni şampiyonlar buluyor.  Bu, bağlantı teknolojisi de dahil olmak üzere sanayinin tüm alanlarında geniş kapsamlı değişiklikler getirecektir.

Thomas Edison, tarihin en büyük mucitlerinden biri olarak görülmektedir. Hem fonograf hem de elektrik ampulünün babası olarak, adına 1.093 patent bulunmaktadır. Edison, 1882-de ilk elektrik santralini başlattı ve diğerlerinin yanında New York-ta Wall Street-e de enerji sağladı. Edison-un çalışanı Nikola Tesla-nın başarılı bir şekilde bir dinamoyu geliştirmesiyle, elektrik santrali, doğru akım kullandı. Ancak Hırvat bilim adamının başka bir fikri vardı. Tesla, doğru akım yerine alternatif akım üzerinde durdu. Edison-la yapılan bir tartışmayı takiben, Tesla, Edison-un rakibi George Westinghouse-la çalışmalarını sürdürdü. Alternatif akım net avantajlar sunuyordu. Gerilim, daha uzak mesafelere iletim için transformatörler kullanılarak kolayca ayarlanabiliyordu. Kullanılan kablo da daha ince ve bu nedenle daha ucuz olabiliyordu. Bu avantajları kabul etmek ve alternatif akımı desteklemek yerine, Edison inadına devam etti ve iki rakibini gözden düşürmeye çalıştı. Edison, iddiasına, yakın zamanda icat edilen elektrikli sandalyenin rakiplerinin teknolojisiyle güçlendirildiği gerçeğine dayanarak devam ediyordu. Mesajı basitti, alternatif akım ölümcül bir şeydi. Kampanyası başarılı olmasına rağmen, Edison-un zaferi uzun sürmedi. 1893 Chicago Dünya Fuarı, 20. yüzyılın fethinin habercisi olacak şekilde alternatif akım tarafından desteklendi. Daha sonra, Thomas Edison oğluna itiraf etti: -Sanırım alternatif akımı desteklememek benim hayatımın en büyük hatasıydı.-

Eski bir teknoloji dirildi

Bugün, Edison-un ölümünden 86 yıl sonra, büyük mucidin, doğru akımı desteklemek konusunda insanların bir zamanlar inanmış olduğu kadar hatalı olmadığına dair göstergeler bulunmaktadır. Edison-un düşünce tarzı geri dönüyor olabilir, zira son gelişmelerin birkaçı doğru akımın daha cazip hale gelmesine neden oluyor: 

- Elektrik Üretimi: Daha önce, elektrik, büyük kömür veya nükleer elektrik santralleri jeneratörlerinde ve su türbinlerinde alternatif akım ile üretiliyordu. Bunlar bir AC şebekesi vasıtasıyla enerji dağıtmaktadır. Transformatörler voltajı birkaç yüz bin volta yükseltmeyi, kablolardaki akımları ve kayıpları düşük tutmayı mümkün kılar. Ancak kimi tedarikçiler şu sıralar şebekeyi doğrudan akımla kullanmak çabasındalar. Bunlar arasında, örneğin piller veya elektrokimyasal depolama sistemleri ile giderek daha fazla desteklenen fotovoltaik sistemler bulunmaktadır. Doğru akımın alternatif akıma dönüştürülmesi kaçınılmaz olarak kayıplar içermektedir, bu da bu tedarikçiler için doğru akım şebekesini daha iyi bir seçim yapmaktadır. 

Yıldız şeklinden merkezi olmayan dağıtıma

- Enerji dağıtımı: Elektrik şebekesine, uzun zamandır, enerjilerini yıldız şeklinde çevre bölgelere dağıtan büyük enerji santralleri hakimdir. Ancak yenilenebilir enerjinin yükselişi, elektriğin çoğunlukla üretildiği yerde tüketilmesiyle, şebekenin daha az merkezileşmiş ve daha yerel hale gelmesine şahit olmaktadır. Alternatif akımın faydaları burada kullanışlı değildir. Ancak daha büyük mesafelerde bile, alternatif akım ideal değil. İletim kayıpları önemli ölçüde arttı. İşte bu yüzden, Çin, ülkenin iç kısmındaki hidroelektrik santrallerinden kıyılardaki kalabalık şehirlere büyük miktarda enerji ileten yüksek voltajlı doğru akım iletimine (ayrıca HVDC iletim olarak da bilinir) göre kompleks şebekeler inşa ediyor. Almanya-da da, hükümet fazla rüzgar enerjisini sahillerden güneye doğru iletmek için bu tür iki elektrik bağlantısını planlıyor. HVDC iletim hatları normal sistemlere göre iki kat pahalıdır. Bununla birlikte, daha düşük enerji kayıplarından dolayı, bu yatırım, yaklaşık 400 kilometrelik mesafeler veya açık deniz rüzgar santralleri durumunda 60 kilometre kadar kısa mesafeler için bile idealdir. HVDC iletim hatları artık son derece güvenilirdir. Yüksek performanslı elektronik, enerji transformasyonunda, doğrudan akımların transformatör olmaksızın 800.000 volta kadar dönüştürülebilmesine imkan veren ilerlemeleri sağladı. 

- Enerji tüketimi: Evlerde ve fabrikalardaki elektrik, düşük voltajlı şebekeler vasıtasıyla, prizler veya üç fazlı akım bağlantıları vasıtasıyla dağıtılır. Artan sayıda elektrikli ev aleti doğru akıma gerek duymaktadır. Bilgisayarlar, LED lambalar ve diğer elektronik cihazlar doğru akımla çalışmaktadır ve önceden bunlar, dönüşüm için bir redresöre ihtiyaç duymaktaydılar. Önümüzdeki yıllarda, elektrikli araçların da bu karışıma eklendiğini göreceksiniz. Endüstriyel makineler, hızı regüle etmek için giderek daha fazla DC bağlantılı frekans dönüştürücüleri kullanmaktadır. Merkezi voltaj dönüşümlü doğru akım şebekeleri, tüm bu transformatörleri modası geçmiş hale getirdi. Tüm üretim birimlerinin sadece doğru akım ile tedarik edildiği otomotiv endüstrisinde, pilot projeler bulunmaktadır. Ayrıca kısa süreli enerji depolaması için piller de var. 

Artan kayıplar

Bu değişimin en ikna edici argümanı verimliliktir. Kömür ve nükleer enerji santralleri, doğrudan ampuller ve elektrikli süpürgeler tarafından tüketilen alternatif akım ile şebekeye enerji sağladığında, tüketici için verimlilik yüzde 65 civarındadır. Başka bir deyişle, örneğin ısı kaybı yoluyla, elektrik enerjisinin yaklaşık üçte biri kaybolur. Bugün durum çok belirginleşmiştir. Fotovoltaik sistemlerin ve enerji santrallerinin bir sonucu olarak, artan pil kullanımı ile birlikte, şebekeye gittikçe daha fazla elektrik verilmekte ve bunun da önce doğru akımdan alternatif akıma dönüştürülmesi gerekmektedir ki bu da kayıplara neden olur. Tüketiciler de bundan muztariptirler. Isınan adaptörler, enerjinin israf edildiğinin kanıtıdır. Bu, enerji şebekemizin verimliliğinin yalnızca yaklaşık yüzde 56 civarında olduğu anlamına gelir. Bu da, bu konunun tekrar kapsamlı bir şekilde gözden geçirilmesi gerektiğini göstermektedir. 

Alternatif, elektrik enerjisini büyük mesafelerde iletmek için yüksek voltajlı doğru akım iletimi (HVDC) ve evlerde ve endüstride doğru akımlı düşük voltajlı şebekeler gibi doğru akım teknolojisi kullanmaktır. Bunlar daha sonra, bir adaptör veya redresöre ihtiyaç duymadan, doğrudan elektronik cihazlara veya endüstriyel motorlara bağlanabilir. Çatıda bir fotovoltaik sistem ve garajda bir elektrikli araç  ile verimlilik eşsiz hale gelebilir. Sistematik olarak doğru akıma yapılandırılmış bir elektrik şebekesi yüzde 90-lık bir verimlilik elde edebilir. Verimlilik sadece yüzde 10 daha yüksek olsa, Almanya-daki en büyük iki kömürle çalışan elektrik santralı kapatılabilecek demektir. Bu da, Almanya-da 63 milyon ton CO2 veya toplam elektrik santrali emisyonlarından %12 tasarruf anlamına gelir. Azot oksitler için bu rakam yüzde 29 daha da yüksektir. 

Cevaplanmayan pek çok soru

Yüksek voltajlı doğru akım iletimi artık kanıtlanmış ve kurulmuş bir teknoloji olmasına karşın, düşük gerilim söz konusu olduğunda cevaplanması gereken bir dizi teknik ve ekonomik soru hala bulunmaktadır. Doğru akım şebekeleri alternatif akımın geniş bir ölçekte mi yerini alacak? Her iki teknoloji de birlikte var olmaya devam edecek mi? Böyle bir bir arada bulunma nasıl olur? Hangi teknik ve ekonomik engeller aşılmalıdır? Hangi güvenlik önlemleri gerekli ve etkili olur? Doğru akıma geçmek sadece şebekelerde değil tüketiciler ve bileşenler için de ne gibi değişiklikler gerektirir? Böyle bir değişimin faydaları o kadar önemlidir ki, köklü bir değişimin geleceğinden şüphe edilemez. Bağlantı teknolojisindeki uzmanlığı ile Lapp burada erkenden liderliği ele alıyor. Şirket, Almanya Ekonomik İşler ve Enerji Bakanlığı (BMWi) tarafından yürütülen 6. enerji araştırma programının bir parçası olan -DC-INDUSTRIE- projesinin ortağıdır. DC-INDUSTRIE araştırma projesi, özellikle de üretim hatları üzerinde iş görürken, bir enerji tasarrufu alternatifi olarak, bir merkezi dönüştürme prosesi vasıtasıyla DC şebekelerinin nasıl tesis edilebileceği ve yenilenebilir enerjiyi nasıl daha iyi bir şekilde beraberinde getirebileceği meselesiyle ilgilenir. Georg Stawowy, Lapp Holding AG-de Yönetim Kurulu Üyesi ve CTO: -Lapp-ta, doğru akımdaki büyük bir potansiyeli görüyoruz ve geniş çaplı uzmanlığımızla ortaklığa katkıda bulunabiliriz.-  

DC-yi elektrik dağıtımı için kullanmaya yönelik bir köklü bir değişim için iyi nedenler bulunmaktadır.


 

  İlgili Haberler

 

İlgili haber bulunamadı!

  İlgili Yazılar

 

İlgili yazı bulunamadı!
 

http://www.hefist.com

http://maktekfuari.com/online-davetiye






















































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Şti.

  Bahçeşehir 2.Kısım Mah.(Boğazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEŞEHİR-BAŞAKŞEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi