SubconTurkey

Hoşgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   18 Ekim 2017, Çarşamba

Haziran 2017 Sayısı

Yıl : 14 | Sayı : s_158

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Arşiv
     İletişim

http://www.sandvik.coromant.com/tr


http://www.plasteurasia.com




Dergimizin sayfalarına
taranmış şekilde ulaşmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 

































 

Hakan Ünlü
Hakan Ünlü Mühendislik - Genel Müdür hakanunlu@hakanunlu.com.tr


AR/ÜR-GE


Ar-Ge olarak kısaltılan kelimenin iş dünyasında değeri ve anlamı çok açık. Diğer bir gerçek ise özellikle ilk heceyi oluşturan Araştırma kısmının çok kolay olmadığı. Üstelik Araştırma maliyetleri de hem yüksek ve bir o kadar da ucu açık çalışmalar olabiliyor. Öyle de olması gerekiyor zaten. Adı üzerinde araştırıyoruz. Bu nedenlerdir ki araştırması yapılmış bilgilerle Geliştirme yapmak çoğu şirketin öncelikli tercihi. Elbette sektörde öncü olan ya da olmayı hedefleyen bir firma isek kuvvetli bir Ar-Ge departmanı tercih ediliyor ve üst yönetim desteği de arkasında ise mutlaka güzel sonuçlar çıkıyor. Dediğimiz gibi Ar-Ge-ye yapılacak yatırım maliyeti biraz daha yüksek olur. -İlk olmak- amacıyla yapılan Ar-Ge-nin riski de oldukça yüksektir. Hatırlıyorum da Arçelik Ar-Ge bölümü kurulduğunda uzun süreler somut ve ticarileşen bir sonuç çıkmamış ve her kademede konu tartışılır olmuştu. Ür-Ge durmaksızın yeni projelerle ticarileşen ürünler çıkarıyordu. Sonrasında Ar-Ge bölümü çamaşır makineleri için Direct Drive teknolojisini ortaya koymuş ve taşlar yerine tam olarak oturmuştu. Arçelik-in günümüzde geldiği yer belli. Böyle birçok Türk şirketimiz de var, dünyada bilinen örnekleri var. Ar-Ge ve Ür-Ge-si olan şirketin sırtı yere gelmez. Ar-Ge-nin geleceğe yatırım ve Ür-Ge-nin ise günü ve yakın geleceği yakalamak olduğunu  söyleyebiliriz.
 
YARIN HAYATTA KALMAK İÇİN BUGÜN HARCAMAK
Gelir adaletsizliği;  hem kişiler hem de şirketler için günümüzdeki kadar böylesine çarpıcı bir hal,  hiçbir zaman almamıştı. Özellikle günümüz yurtiçi ve yurtdışı rekabet şartlarında firma içi öncelikler ve gündemler farklı olabiliyor. Ancak bu Ar-Ge ihtiyacımız olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Özellikle şirket hedef ve stratejilerine paralel çalışan verimli bir Ar-Ge Yönetimi şirketin başarısı başarı katar, sürdürülebilir bir başarı ve güvenli bir liman sunar.

Şirketler önemli bölümlerinden olan Ar-Ge başarısında üst yönetim desteği, önemli bir faktör oluyor. Arkasında üst yönetim desteğini tam alamayan ya da tam olarak neyi niye yaptığını üst yönetime anlatamayan bir Ar-Ge ise maalesef çok da verimli çalışamıyor. Üst Yönetimin Ar-Ge-ye bakışı, katkısı, beklentisi Ar-Ge yapılanmasının ve yönetiminin temelini oluşturur. Öncelikle ilerici, dinamizme inanan, gelişmeye açık, hepsinden öte -yarın hayatta kalmak için bugün harcama yapmaya razıyım- diyecek bir Üst Yönetim şart... Üst Yönetim hangi araştırmacının ne ile uğraşıyor olduğunu, elindeki işin ne durumda olduğunu hiçbir yönetim tarzında bilmek zorunda değildir. Maalesef ülkemizde genel kabul gören ve çok da gördüğümüz yönetici tipi ise bunun tam tersi.  Bunu bilmenin ötesinde Üst Yönetim iş bölümünü veya iş planını etkiliyorsa artık Ar-Ge personelinden beklenecek pek bir şey kalmamıştır. Çünkü yaptığı iş direkt Üst Yönetimce sorgulanan personel, işi doğru yapma hedefinden uzaklaşıp işi hemen yapma, işin ticari boyutunu değerlendirme, ticari karlılık için teknik gereksinimlerden vazgeçme gibi yollara yönelir. Ki bu da onu Ar-Ge değil Ür-Ge personeli konumuna sokar. Bölüm Ar-Ge olmaktan çıkar Ür-Ge olur.

Daha önceleri çok konuşuldu. Ancak hatırlatmak gerekirse ülkemizde ürün geliştirme yapan şirketler Ar-Ge kelimesini kullanıyorlar. Yapılan iş Ür-Ge ama adı Ar-Ge olarak genelleştirildi. Çok da kızmamak lazım gerçi mahalle arası berber dükkanı -hair design- yazarsa tabelasına bu Ar-Ge ,Ür-Ge karışıklığı da normal karşılanabilir.  Ülkemizdeki yaygın olan bilgi merkezi konumunda olan bölüm ise Ürün Geliştirme bölümleri.

Organizasyonda Ür-Ge-nin şirket içinde nerede konumlandırıldığı çok önemli. Mümkün mertebe bağımsız bir yerde bulunması işleyişi rahatlatacağı gibi Yönetime erişmesi çok zor olmayan bir akışın içinde olması süreçlerin hızlanmasına yardımcı olacaktır. Yine eski Arçelik günlerini hatırladığım, doksanlı yıllara, önce genel müdürlük binasında tüm ürün geliştirme bölümleri (çamaşır, bulaşık, buzdolabı,klima) bir araya toplanmıştı. Sonrasında ise tek fabrika tek ürün felsefesi ile tüm ürün geliştirmeler üretim nerede ise oraya gitmişti. Şimdilerde ise işleyiş; şirket yapısı, iş hacmi artışı ve iş yapış şekli değiştiğinden çok daha kompleks bir hal aldı. Burada organizasyondaki diğer gruplarla bağlantı ve konum, şirketin stratejisi ve politikasına göre şekilleniyor haliyle. Ancak ister büyük ister orta/küçük ölçekli bir şirket olalım;  şirket üst yönetimin geçmiş orijini önem kazanıyor. Doğal olarak, Ür-Ge çalışma şeklini ve Ür-Ge çalışma alanlarını belirlemede etkili oluyor.  Satış veya Pazarlama ağırlıklı bir üst yönetimin altında yönetilen bir şirkette Ür-Ge departmanı, müşteri istekleri doğrultusunda ,satış ekipleri etkisi ile, kar marjını yükseltmek için detaylı teknik çalışmalar yapıyor. Bu ise zaman zaman kalite gereklerinden uzaklaşılması gibi olumsuz sonuçlar doğurabiliyor. Üst yönetim mühendis orijinli ise bu sefer de tam tersi ortaya çıkıyor. Satış bölümlerine müşterinin taleplerini değil de Ür-Ge departmanının geliştirdiğini satma, daha doğrusu satmaya zorlama sorununu oluşuyor. Pazar istekleri ve Ür-Ge bölümü arasında iletişimsizlik ciddi riskler yaratıyor. Bu nedenle teknik açıdan çok başarılı bir ürün tasarlayabiliyoruz ama o ürün satmıyor.. Neden? Çünkü pazarın istediği ve ihtiyaç olan ürün o değil. Kalite, ürün gamındaki yeri ve fiyatı doğru konumlanmayan ve satmayan dünya üzerinde milyonlarca ürün var. 
 
Şirket politikası; öncü, lider, kaliteden ödün vermeyen, verimlilik ve en önemlisi satış orijinli ürün gamında doğru konumlanması şartını önemseyen bir misyona sahipse, o şirketin sırtı yere gelmez.  

Günümüzde Ar-Ge lüks hatta birçok şirketimiz için hayal gibi gözükse de büyük hacimli her şirketin hem Ar-Ge hem de Ür-Ge bölümleri olması kaçınılmaz bir ihtiyaç. Elbette burada bu iki benzer gibi gözüken aslında işleyiş ve içerik olarak derinlik farklı fazla olan bu iki bölümün birbiri ile iletişimi de bir o kadar önemli bir konu. Verimli çalışmak , ticarileşmek için olmazsa olmaz bir değer çünkü bu iki bölüm giderleri diğer tüm bölümlerden daha fazla ve haliyle zaman yönetimi ve verimlilik burada ön plana çıkıyor. Tabii verimli olacağım derken işin tadını da kaçırmamak ve işin doğası gereği her şeyin bir doğal akışı olduğunu unutmamak gerekir.

VERİMLİLİK BU MUDUR? 
    
Bir sanayi şirketinin genel müdürü, aynı zamanda kültür vakfınca kurulan senfoni orkestrasının yönetim kurulu başkanıdır. O ayın konseri olan Schubert-in -Bitmemiş Senfonisi-ne gidemediğinden, yerine şirketin verimlilik uzmanını gönderir. Ertesi hafta verimlilik uzmanından bir teşekkür mesajı ve değerlendirme raporu alır: -Sayın genel müdürüm;

 4 obuacı, konserin önemli bir zaman diliminde boş oturmuşlardır. Bunların sayısı azaltılmalıdır ve diğerlerinin konsere daha çok katkısı sağlanmalıdır.
 12 kemancı aynı anda aynı hareketleri yapmakta, aynı notaları seslendirmektedir. Burada da personel tasarrufunu şiddetle tavsiye ediyorum.
 Özellikle 16-lık notaların çalınması oldukça gereksizdir. Çünkü izleyiciler 8-lik nota ile 16-lık nota arasındaki farkı anında hissedememektedirler.
Dolayısıyla eser, 8-lik notalarla icra edilmeli, yüksek ücretli keman ustaları yerine, 8-lik notaları çalabilen stajyerler kullanarak masraflar düşürülmelidir.
 Timpanist, konser boyunca önündeki davula çok az sayıda vurmuş bulunuyor.
Oysa canını dişine takarak çalışan viyolacılar kadar ücret aldığını tespit etmiş bulunuyorum.
Performansa dayalı ücret sistemi gereği ya timpaniste yol vermeli veya ücretini, -vuruş başına prim sistemine- çekmeliyiz.
 Yaylı sazlarla işlenen pasajların, nefesli sazlarla tekrarının yol açtığı gereksiz duplikasyonlar önlenebilir. Böylece 2 saatlik konser de 20 dakikaya inmiş olur.


Eğer Schubert, bütün bunları bilmiş olsaydı, Bitmemiş Senfoni, bitmiş olurdu.
Saygılarımla...- 

Ar-Ge  ve Ür-Ge konularını konuşuyorken işin içine bir de verimlilik kattığımızda iş daha da ilginçleşiyor.

Fıkranın abartılarını bir yana bıraktığımızda, verimlilik arayışının amacını, başarı kriterleri hedeflerini iyi tespit edemez isek, karşımıza -bitmemiş yada sonu hüsranla bitmiş Ar-ge ve Ür-Ge projeleri- çıkabiliyor. 

Ar-Ge ve Ür-Ge departmanları şirketlerin belki de en önemli bölümleridir. Bilginin gücü iyi kullanılırsa şirketlerin yenemeyeceği problem, aşamayacağı engel yoktur. 
Lakin iyi organize olmuş, üst yönetim desteği arkasında ve hedefleri şirket hedeflerine paralel çalışıyor olması şartı ile…

 

  İlgili Haberler

 

İnovasyon ve Liderlik
TÜRDER Genel Başkanı Doç. Dr. Uğur ÖZGÖKER- in Yeni Kitabı Çıktı
Hakan Ünlü, Anahtar Teslim Mühendislik Hizmetleri Sunuyor
Gangnam (G.Kore) Style: Verimli ve Dev Şirketler Oluşturmak
CTC Eğitim, Bireysel / Kurumsal Koçluk ve Kuruma Özel Eğitim Hizmetleri Veriyor

  İlgili Yazılar

 

Değerli Satınalma Profesyonelleri,
TÜRKİYE İLAÇ VE İLAÇ AMBALAJ SEKTÖRÜ PROFİLİ
Lidere İtaat ve Eleştiri
İşyerinde Konuşma Adabı
Mükemmel Sunumlar Yapmak İçin Tüyolar
 

http://hefist.com














































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Şti.

  Bahçeşehir 2.Kısım Mah.(Boğazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEŞEHİR-BAŞAKŞEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi