SubconTurkey

Hoşgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   18 Ekim 2017, Çarşamba

Haziran 2017 Sayısı

Yıl : 14 | Sayı : s_158

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Arşiv
     İletişim

http://www.sandvik.coromant.com/tr


http://www.plasteurasia.com




Dergimizin sayfalarına
taranmış şekilde ulaşmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 

































 

Lütfi Apilioğulları
BS-EEE, MBA, Principal Consultant and Resultant


Çevik Üretim ve Endüstri 4.0


İnsanları üç gruba ayırıyorlar;

1. grup: Oldukça azınlık ve küçük bir topluluk. Tüm gelişmeleri, yenilikleri onlar yapıyor. Hayatımıza giren ve bize fayda sağlayan her yeni sistemde, teknolojide onların imzası bulunuyor.

2. grup: Birinci gruptan biraz daha geniş bir topluluk ki her ne kadar gelişmelere yön vermeseler de en azından teknolojiyi, gelişmeleri sürekli takip ediyor,  daha önceleri yaptıklarını yeni sistemler ile kıyaslıyor ve iyi olanı uygulamaya çalışıyor.

3. grup: Birinci ve ikinci grup ile kıyaslanamayacak ölçüde muazzam bir kalabalığın oluşturduğu topluluk. Ne Dünya-da olan bitenden haberleri var nede gelişmeleri takip ediyorlar. Sadece ne öğretilmiş ise onunla yetiniyorlar.

Biz acaba hangi gruptayız ? 

Kurumsal firmalarımızın az bir kısmı 1, önemli bir miktarı da 2 Grupta. 

Ya, KOBİ-lerimiz ?

Dünya şu aralar E_4.0 kapsamında;

Nesnelerin internete bağlanarak anlık bilgi gönderdiği / karar alabildiği (IoT), 
Montaj hatlarında insan gibi çalışabilen, öğrenebilen robotların kullanıldığı (Autonomous Robots), 
Prototip ve kişiselleştirilmiş ürünleri 3D printer teknolojisi ile hızlıca geliştirebildiği (Additive Manufacturing), 
Bilgiye ulaşım ve çalışma esnekliğe sağlayan veri depolama (Cloud) sistemlerindeki  büyük verileri analiz ederek (Big Data) verimliliği artırdığı, 
Gerek firma içi (Vertical), gerekse tedarikçiden müşteriye kadar (Horizontal) olan tüm süreçlerde entegrasyona gittiği, 
Sadece ürün değil fabrika süreçlerinin de simülasyon teknikleri ile analizini yaptığı,
Sanallaştırma ile bilgileri istenilen yere, anlamlı ve gerçek zamanlı olarak gönderebildiği (Augmented Reality)

Gibi konuları konuşuyor. Bizde de kısmi olarak bu kavramlar gündemde olsa da daha alacak çok yolumuz var. 

Öte yandan, küreselleşme, sosyo kültürel yapı ve teknolojik gelişmeler müşteri karakteristiğini ciddi oranda değiştirmektedir. Bu durumun bir sonucu olarak ürün çeşitliliği artmakta, ürün yaşam süreleri kısalmaktadır. Kısaca artık yeni dönem Customization yani kişiselleştirilmiş ürün üretme ve bunu yaparken de seri üretim performansını elde etme dönemidir. 

Rekabetteki en öncelikli unsur artık bu şekilde tanımlanmaktadır; Mass Customization yeteneği.

Kişisel ürün demek; belirsizlik ya da talebin çok fazla ön görülebilir olmaması demektir. Yalın üretim; seri üretim ve talebin ön görülebilir olduğu durumlarda, özellikle çekme sistemi ile oldukça önemli bir araç iken talebin ön görülemediği ve belirsizliğin fazla olduğu durumlarda tüm beklentilere cevap verememektedir. İşte bu aşamada Çevik Üretim devreye girmektedir. 

Çevik üretimi; tedarik zincirinin değişime adapte olabilme yeteneği olarak tanımlayabiliriz. Bir işletme tek başına yalın olabilirken, çeviklik ancak tüm tedarik zincirinin çevik olabilmesi ile mümkündür. 

Çevik Üretim;

Pazara duyarlılık (erken fark ediş)
Stratejik tedarik ilişkileri (eş zamanlı mühendislik)
Süreç entegrasyonu (operasyonel değil kurumsal iş birliği)
Güçlü IT altyapısı (doğru, hızlı bilgi akışı)


Kalkınma hepimizin ortak derdi ancak bir noktaya değinmeden edemeyeceğim. Büyük oyuncuların aile üyelerine karşı (kobi) kapsayıcılıktan uzak yaklaşımları.

Geçtiğimiz gün bir yerde malzeme üzerine bir çalışma yaptık. 800 ton olan mevcut HM stoğunun – teknik olarak 50 ton seviyelerinde yönetilebileceğini hesaplamamıza rağmen karşımıza çıkan tek engel tedarikçinin minimum sipariş miktarı konusuydu.

Ülkemizin sanayi gücünü oluşturan birçok KOBİ rekabetçi olabilmek için çevik üretim prensipleri doğrultusunda iş yapmaya çalışıyor. Müşteriden gelen ani ve küçük adetli siparişlere cevap verebilmek için iç süreçlerinde esnek olmaya çalışıyorlar  ve aynı refleksin tedarikçileri tarafından da gösterilmesini bekliyorlar.

Ancak, Tekel durumunda olan bir çok tedarikçi halen mass production teknikleri ile imalat yapıp, belirli miktarın altında ham madde siparişi kabul etmiyor ya da çok uzun termin zamanları sunuyor (Porter:  Tedarikçinin gücü kavramı). Bu durum, KOBİ-lerimizin sektörde daha rekabetçi olabilmeleri açısından karşılaştıkları en büyük engellerden biri olarak gözükmektedir.

Ülkemizin daha rekabetçi olabilmesi için öncelikli olarak ana tedarikçilerin Çevik stratejileri geliştirmeleri / uygulamaları gereklidir diye düşünüyorum.

Üreticiler olarak -Dünya Sınıfı Üretici- olma yolunda, sadece kendi sektöründe değil -genel proses endüstrisinde- örnek gösterilen bir fabrika olabilmek kanımca doğru stratejiler ile beraber doğru adımların atılması halinde uzak bir hedef değildir. Bunun için ilk şart; -Yalın / Çevik prensipleri uygulamak ve bu doğrultuda insanlar yetiştirmek-, olmalıdır kanısındayım.

 

  İlgili Haberler

 

İnovasyon ve Liderlik
TÜRDER Genel Başkanı Doç. Dr. Uğur ÖZGÖKER- in Yeni Kitabı Çıktı
Gangnam (G.Kore) Style: Verimli ve Dev Şirketler Oluşturmak
CTC Eğitim, Bireysel / Kurumsal Koçluk ve Kuruma Özel Eğitim Hizmetleri Veriyor
Beyaz eşya ana ve yan sanayi de FIRSATLAR

  İlgili Yazılar

 

Değerli Satınalma Profesyonelleri,
TÜRKİYE İLAÇ VE İLAÇ AMBALAJ SEKTÖRÜ PROFİLİ
Lidere İtaat ve Eleştiri
İşyerinde Konuşma Adabı
Mükemmel Sunumlar Yapmak İçin Tüyolar
 

http://hefist.com














































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Şti.

  Bahçeşehir 2.Kısım Mah.(Boğazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEŞEHİR-BAŞAKŞEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi