SubconTurkey

Hoşgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   12 Kasım 2018, Pazartesi

Eylul 2018 Sayısı

Yıl : 15 | Sayı : s_173

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Arşiv
     İletişim

https://www.trex.com.tr


http://tubeandsteelistanbulfair.com/




Dergimizin sayfalarına
taranmış şekilde ulaşmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 



























 

Nilgün Yalım Eren
yalimeren@yahoo.com.tr


Ufak Şeyleri Dert Etmeyin (4.Bölüm)


Dr.Richard Carlson (1961-2006)

Dr.Richard Carlson, Amerikalı yazar, psikoterapist, ve motivasyon konuşmacısıdır. 1961 doğumlu olan yazarın ilk kitabı 1985 yılında yayınlanmıştır.  Ufak şeyleri dert etmeyin, hepsi de ufak şeylerdir  kitabı 1997 yılında en çok satanlar listesine girmiş ve iki yıl boyunca en çok okunanlar listesinde kalmıştır. 2006 yılında kitap tanıtımı için San Francisco dan New York a giderken uçakta hayata veda etmiştir. 

Bu değerli kitabın özetini bölümler halinde paylaşmaya devam ediyorum: 

32- Övgü Ve Yergi Aynı Şeydir: 

En kaçınılmaz hayat derslerinden biri başkaları tarafından onaylanmamaktır.  Övgü ve yergi aynı şeydir diye düşünürseniz, herkesi her zaman memnun edemeyeceğiniz gerçeğini kendinize hatırlatmış olursunuz. Yüzde altmış oy alarak seçimi açık farkla kazanan bir aday bile sonuçta nüfusun yüzde kırkı tarafından istenmemiş durumdadır.

Ailemizden dostlarımızdan ve çalıştığımız kimselerden alacağımız beğeni notları da bundan pek yüksek olacak değildir. Başkaları bizim fikirlerimizi reddettiğinde, tekliflerimizi geri çevirdiğinde ya da bizi onaylamadıklarını bir şekilde gösterdiklerinde kızarız, kırılırız veya hayal kırıklığı yaşarız.
Çocuklarınızın biri davranışınızı beğenirken diğeri karşı çıkar, kimi tanıdığınız çok iyi olduğunuzu söylerken, kimi telefonlarına cevap vermediğiniz için sizi suçlar. Bu şekilde ileri, geri, iyi ve kötü onaylanmak veya onaylanmamak hayatımızın bir parçasıdır. Herkesin onayını alamayacağımız gerçeğini ne kadar çabuk kabullenirsek, yaşamlarımız da o denli kolaylaşacaktır. 

33- Rastgele İyilikler Yapın:

Rastgele iyilikler yapmak karşılık beklemeden bir şey vermenin sevincini tatmak için çok etkili bir yoldur. En güzel uygulama biçimi, yaptığınız şeyi kimse bilmediği zaman olur.

San Fransisco körfezi üzerinde beş tane ücretli köprü vardır. Bazı insanlar hemen arkalarından gelen araçların da ücretini öderler. İşte size anında ve rastgele verilen bir armağan örneği; hiçbir karşılığın ve teşekkürün beklenmediği bir iyilik. 

Bu küçük armağanın arkadaki sürücüye nasıl bir etki yaratacağını düşünebiliyor musunuz? Belki bu olay onun o gün daha iyi bir insan olmasını sağlamıştır. Çoğu zaman yapılan bir tek iyilik, zincirleme iyilikler dizisini başlatabilir. 

34- Bir Davranışın Ardındakini Görmeye Çalışın: 

Bugüne dek hiç kimse size, ya da siz başka birine,  Ona aldırma, ne yaptığının farkında değil  dediniz mi? Eğer öyleyse,  Davranışların ardına bakma  felsefesi ile tanışmış durumdasınız.  

Bu tavsiye ile çevremizdeki her şeyin hep mükemmel olduğunu sanmayı, olumsuz davranışları onaylamayı kastetmiyorum. Sadece birini davranışına göre yargılamadan önce, düşünmenizi öneriyorum. Bilin ki, bir memur yavaş hareket ediyorsa, rahatsız olabilir, kötü bir gün geçiriyor olabilir. 

35- Masumiyeti Görün: 

Çoğu insan için hayatın en kötü yanlarından biri diğer insanların davranışlarını anlayamamaktır. Onları  masum  yerine  suçlu  görme eğilimimiz vardır. Başkalarının sadece bize sinir bozucu gelen davranışlarına, yorumlarına, söylediklerine, bencilliklerini odaklanmaya pek meraklıyızdır.

Wayne Dyer bir konferansında şöyle esprili bir tavsiyede bulunmuştu:  Sizi rahatsız eden tüm insanları toplayıp bana getirin, ben onları tedavi ederim siz de rahat edersiniz.  

İnsanların tuhaf şeyler yaptıkları doğrudur (kim yapmaz ki?) ama buna bozulan biz olduğumuza göre değişmesi gereken de aslında biziz.

Masumiyeti görebilmek bir dönüşüm yapabilmenin en önemli aracıdır. Bu dönüşüm sonucu birisi beğenmediğimiz biçimde davranmışsa, kendimizi davranışın biçiminden uzaklaştırıp ardında yatana bakabilir ve o kişinin art niyetsiz olduğunu görebiliriz. Bu durum bizi hemen halden anlayan bir konuma getiriverir. Bundan böyle ne zaman birisi size tuhaf gelen bir davranışta bulunursa onun davranışının ardındaki masumiyeti görmeye çalışın. Art niyet olmayışını gördükten sonra da o davranış sizi artık rahatsız etmeyecektir. Başkalarının davranışlarına sinirlenmediğiniz zaman hayatın güzelliklerine odaklanmak çok daha kolay olur

36- Gönlü Bol Olmayı Haklı Olmaya Tercih Edin:

Gönlü bol olmakla haklı olmak arasında seçim yapmanız için karşınıza sayısız fırsatlar çıkacaktır. Birisine yaptıklarını nasıl doğru yapacağını göstermek için her zaman fırsat vardır. Fırsatların getireceği tek şey de birisini mutsuz edip sonucunda kendinizin de mutsuz olmasıdır. Başka birine haddini bildirmenin, onları düzeltmenin ve bizim haklı, onların haksız olduğunu gösterme isteğimizin nedeni egomuzun hatasıdır.

Bir başkasının hatasını ortaya çıkarmanın bizim haklılığımızı gösterdiğini ve bu nedenle kendimizi daha iyi hissettiğimizi düşünürüz, ancak sonrasında kendimizi daha kötü hissederiz. Hiç haklı çıkmayın gibi bir şey ima etmiyorum, sadece haklı çıkmakta ısrar ederseniz çoğu kez bir bedel ödeyeceğinizi söylüyorum bu bedel sizin iç huzurunuzdur. 

37- Bugün Üç Kişiye Onları Sevdiğinizi Söyleyin:

Bir saatlik ömrünüz kalsaydı ve sadece bir kişiye tek bir telefon açabilecek olsaydınız kimi arardınız? Ona ne söylerdiniz?

Bu çok güçlü bir mesajdır. Daha ne beklediğimizi kim bilebilir? Yaşayacağımızı sanıyoruz, sevdiğimiz insanlara onları çok sevdiğimizi söyleyeceğimiz bir gün nasıl olsa gelir diye düşünüyoruz, bunu yapmak için gereğinden fazla bekliyoruz. Telefon açıp ya da mesaj yazıp onları ne kadar sevdiğimizi söyleyebiliriz. Belki inanmayacaksınız ama dünyada hiçbir şey insana bu kadar değerli gelemez.

38- Alçakgönüllü Olmaya Çalışın:

Alçakgönüllülük ve iç huzur ayrılmaz bir bütündür. Kendinizi başkalarına kanıtlamak için ne kadar az çaba harcarsanız içinizde huzur bulmanız o kadar kolay olur. Kendini kanıtlama çabası tehlikeli bir tuzaktır. Sürekli kendi başarılarınızı göstermek, böbürlenmek, değerli bir insan olduğunuzu başkalarına inandırmak için çok büyük bir enerji harcamak gerekir. Oysa insan takdir görmeye ne kadar az düşkün olursa o anda daha çok beğeni toplar. Övünme gereği duymayan, ortaya egosunu değil yüreğini koyan bir insanı herkes çok sever.

39- Çöp Çıkarma Sırasının Kimde Olduğunu Hatırlamıyorsanız, Gidip Siz Çıkarın: 

Yaptığınız her işin hesabını tutarsanız halinden memnun bir insan olmanız gerçekten çok zordur. Hesap tutmak, kimin ne iş yaptığı, kimin daha çok iş yaptığı gibi şeylerle uğraşmak tam anlamıyla ufak şeyleri dert etmektir. Oysa üstümüze düşeni yaparak aileden birine veya arkadaşımıza yardım etmek, sıranın kimde olduğunu dert etmekten daha keyiflidir. Önemli konulara zaman ve enerji ayırabilmenizi sağlar.

40- Kışa Hazırlık Telaşından Kaçının:

İnsanlarla olan ilişkilerimiz de kışa hazırlık genellikle şu şekilde ortaya çıkar: Birisiyle tanışırsınız ve bundan memnunsunuzdur o kişinin görünümünü kişiliğini zekasını biliyorsunuzdur, aranızdaki farklılıklar size batmaz hoşunuza bile gidiyordur. Ne var ki bir süre sonra bazı şeyleri düzeltme gereği duymaya başlarsınız. Örneğin:  Her randevuna böyle geç mi kalırsın?  ya da  Bakıyorum da sen okumayı pek sevmiyorsun  gibi eleştirilere geçersiniz.  

Dostlarınızla olan ilişkilerinizi veya yaşamımızın belirli yönlerini  kışa hazırlama  eğilimi hissettiğiniz anda, bunun size hiç yararı olmayacağını hatırlayın ve kendinizi tutup, ağzınızı açmayın. 

41- Her Gün Birkaç Dakikanızı Sevecek Birini Düşünmeye Ayırın:

42- Antropolog Olun:

Antropoloji konu olarak insanı ve kökenini ele alan bir bilim dalıdır. Ben bu tanımı kendime göre değiştirip,  Hiçbir yargıya varmadan başka insanların yaşam ve davranış tercihlerine ilgi  olarak tanımlayacağım. Stratejimin amacı sizin halden anlama becerinizi ve sabrınızı geliştirmektir.

İnsanların davranış nedenlerine ilgi duymakla, onlara karşı yargılarınızı sevgi ve anlayışla doldurursunuz. Bir kimsenin nasıl tepki gösterdiğine, ya da neler hissettiğine karşı gerçek bir merak duyarsanız, onun davranışına sinirlenme olasılığınız azalır. Bu şekilde bir antropolog olmakla başkalarının davranışları sizi çok daha az üzecektir.

Tuhaf bir durumla karşılaştığınızda,  Bunu nasıl yapar?  diyeceğinize, şöyle düşünün:  Anlıyorum demek ki o kendi dünyasında her şeyi böyle görüyor, çok ilginç .  

Geçenlerde altı yaşındaki kızımla birlikte bir alışveriş merkezine gitmiştik. Yanımızdan bir grup punk rockçı genç geçiyordu. Saçları diken gibi, portakal rengine boyanmış, bedenleri dövmelerle kaplıydı. Kızım hemen  Baba neden bu insanlar bu şekilde  diye sordu. Öncesinde böyle gençleri gördüğüm zaman çok bozulurdum, tepki gösterirdim. Ancak antropolog rolü oynamak benim bakış açımı çok değiştirmiş. Kızıma  Emin değilim ama hepimizin bu kadar farklı olması ne kadar ilginç değil mi?  dedim. Kızım da bana hak verdi. Şahsen ben punkçıların yaşam tarzını seçmem ve kimseye de tavsiye edecek değilim, ama bunu yargılamak bana düşmez. 

Huzurlu yaşamın ana kurallarından biri, başkalarını yargılamanın insanın enerji tüketmesini gerektirdiğidir ve sizi olmak istediğiniz konumdan uzaklaştırır.

43-Farklı Gerçekleri Anlayın:

Başka insanların yaşam tarzlarını ilgi duyma üzerindeyken, bir an duralım ve farklı gerçekler ilkesini tartışalım.
Yabancı ülkelere gitmişseniz ya da filmlerde görmüşseniz, kültürler arasında muazzam farklılıklar olduğunu bilirsiniz. Farklı gerçekler ilkesine göre, bireyler arasındaki farklılık ta o denli büyüktür.

Tıpkı değişik kültürlerdeki insanların olayları bizim gibi görmelerini bekleyemeyeceğimiz gibi, bireylerin de dünyaya farklı açılardan bakabileceklerini kabul etmek zorundayız. Mesele sadece onların görüşlerini hoş görmek değil, bu gerçeği anlamak ve saygı duymak gereğidir.

Kaynak: Dr.Richard Carlson / Ufak Şeyleri Dert Etmeyin-Hepsi de Ufak Şeylerdir  / Alkım Yayınevi /İstanbul 2004

 

  İlgili Haberler

 

İlgili haber bulunamadı!

  İlgili Yazılar

 

İlgili yazı bulunamadı!
 

http://www.win-eurasia.com/tr

http://bit.ly/2B0388W




















































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Şti.

  Bahçeşehir 2.Kısım Mah.(Boğazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEŞEHİR-BAŞAKŞEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi