SubconTurkey

Hoşgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   19 Aralık 2018, Çarşamba

Kasim 2018 Sayısı

Yıl : 16 | Sayı : s_175

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Arşiv
     İletişim

https://www.trex.com.tr


http://tubeandsteelistanbulfair.com/




Dergimizin sayfalarına
taranmış şekilde ulaşmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 



























 

Ahmet Yılmaz
Extim GmbH, ayilmaz@extim.de


Almanya nın Yeniden Keşfi


Türkiye-Almanya arasında siyasi ilişkiler yeniden normalleşme sürecine girerken ekonomik aktörler birden bire ve yeniden Almanya nın önemi üzerine konuşmaya başladılar. Almanya da Türkiye ve Türkiye menşeili ürünler üzerine algı araştırması yapan kurumlardan tutun da daha düne kadar farklı görüş beyan eden kesimler ani bir değişiklikle Almanya nın ihracat için en önemli ülke olduğunun altını çizmeye ve bu ülkeye yönelik özel stratejilerin geliştirilmesi gerekliliğini belirtir oldular. Tüm söylenenler doğru. Türkiye cephesinden bakıldığında bir nevi yeniden Almanya nın keşfi dönemini yaşamaktayız. 

Uzun bir süredir Almanya da yaşamakta ve çalışmaktayım. Bunca yıllık tecrübeme dayanarak şunu çok net bir şekilde ifade ederim ki, Türkiye deki bürokratlar ve iş adamları iki ülke arasında gelişmiş bunca ticari ilişki ve yaşayan Türk nüfusa rağmen – iddia ettikleri kadar- buraları tanımamaktadırlar. Bu -iddialı sayılabilecek- kanıya belirttiğim kesimlerle birebir yaptığım sayısız görüşmeler neticesinde ulaştım.

Bir bütün olarak Almanya-Türkiye arası ilişkilerde gelinen nokta ise çok boyutlu ve çok amaçlı ele alınmak zorundadır. Burada ilişkilerimizin tarihsel boyutu önemli bir etkendir. Süreç içinde ilişkiler çok boyutlu hale gelmiştir. Karşılıklı ticaretin ötesinde, karşılıklı yatırımlar ayrıca Almanya da yetişen ve kendini herhangi bir şekilde Türk kökenli olarak tanımlayan insanlar bu ikili ilişkide farklılıklar yaratmıştır.  Bu insan gücü pek öyle yaban atılacak bir faktör değildir. Aslında bu insan gücü üzerine çok konuşulur ama bir türlü bu faktör ilişkilerde yeterince de kullanılamamıştır.
 
Dolayısı ile Almanya, Türkiye cephesinden bakıldığında sadece kısa vadeli faydacı bir anlayış, zihniyet üzerinden dış ticaret yapılacak ülke olarak kurgulanmamalı, sadece ofis ve depo açarak ve bunu da oluşan arıza giderecek çözüm olarak düşünüp buna uygun kurgu yöntemleri çerçevesinde de ele alınmamalıdır. Dijital çağ ilişkileri daha karışık ve karmaşık bir hale getirmiş ve getirecektir. Dijital çağın gerekliliklerini de içeren Almanya ya yönelik yeni bir genel, sektörel ve özel faaliyetler tanımı yapılarak buna uygun modeller ve stratejiler geliştirilmelidir.
 
Türkiye nin Almanya ya ticareti önemli boyuttadır ama bu Türkiye için böyledir. Almanya nın ithalatında Türkiye nin payı oldukça düşüktür. Demek ki, bu ülkeye yönelik ticaret potansiyelimiz teorik olarak oldukça yüksek. Peki, bunu pratik olarak nasıl gerçekleştireceğiz? Birincisi, rekabet gücümüzü artırarak, ikincisi bu ülkede ofis, depo açarak diyebiliriz ama artık bu ikilinin yetmediğini görüyoruz. Bunların üzerine artık bir nevi oralı olmak bilincini, zihniyetini koymak gerekiyor. Oralı olmak ne demek? Sadece Almanca konuşuyor olmak değil! Oralı olmak aynı zamanda Almanya nın ihtiyaçlarını, yeni yönelimlerini izlemek ve Almanya nın küresel üretim ve pazarlama ağlarından faydalanmak demektir. Örneğin, Almanya nın sanayi dönüşüm programlarından ve bunların yarattığı potansiyelden şuan bir fayda sağlayabiliyor muyuz? Tabii ki hayır! Neden? Çünkü uzaktan takip ediyoruz hatta takip bile etmiyoruz! Almanya ya katma değerli sanayi ürünleri ihraç etmeye devam edeceksek bu pazarın gelişimini çok ama çok yakından takip etmek gerekiyor. İşte bunu da sadece oralı olduğumuz takdirde anlayabilir ve iş modeline dönüştürebiliriz.
Almanya cephesinden baktığımızda dikkat çeken hususlardan biri de İş insanlarımızın, sektör temsilcilerimizin iş model ve strateji uygulamalarında sürekliliği sağlayamadıkları yönündedir. Sebat, galiba bizim önemli bir eksikliğimiz. Bir dönemde başlatılan çalışmaları herhangi bir nedenden dolayı maalesef orta ve uzun vadeye yayamıyoruz. Bilhassa Almanya bahsinde, bu ülkeye yönelik veya burada yapılacak faaliyetlerde kısa dönemli bakış masraf üretmekten başka bir işe yaramayacaktır. Almanya muhafazakar bir iş dünyası yapısına sahitir. Bundan kaynaklı olarak yeni veya yabancı bir işletmenin başlattığı faaliyetleri en az üç sene takip eder.  Ama bu süre zarfında  bir defa çalışmaya başladıklarında da kolay kolay partnerlerinden vaz geçmezler. Dolayısı ile Almanya ilişkiler uzun soluklu olmak zorundadır.

Sektörel temsiliyetin nasıl olması gerektiği konusunda Türkiye nin Makinecileri nin (Makine İhracatçılar Birliği yurtdışında Türkish Machinery markası altında faaliyet göstermektedir) yaklaşık dört yıl önce Almanya da başlattığı faaliyetler bir örnek teşkil etmektedir. Bu faaliyetlerde bir bütün olarak genel lobi çalışmalarının yanı sıra sektörel kurumlar ile teknik ve ticari işbirlikleri, sektörel medyada güçlü bir varlık göstergesi bu başarının oluşmasında önemli bir etken olmuştur. Ve tüm bu faaliyetler faaliyet yürütülen ülkenin –yani Almanya nın- iş kültürüne ve iş modellerine uygun bir şekilde  oralı  olarak gerçekleşebilmiştir.

Almanya, Türkiye nin endüstriyel gelişmesi için sürekli ve yeniden keşfedilmesi gereken bir ülkedir. 

Ahmet Yılmaz









 

  İlgili Haberler

 

İlgili haber bulunamadı!

  İlgili Yazılar

 

İlgili yazı bulunamadı!
 

http://www.win-eurasia.com/tr

http://bit.ly/2B0388W




















































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Şti.

  Bahçeşehir 2.Kısım Mah.(Boğazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEŞEHİR-BAŞAKŞEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi