SubconTurkey

Hoşgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   24 Şubat 2018, Cumartesi

Ocak 2018 Sayısı

Yıl : 15 | Sayı : s_165

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Arşiv
     İletişim

http://www.fastenerfairturkey.com/tk/fastenerfair-turkey-2018


http://www.turkcoat-paintistanbul.com


http://comvexistanbul.com




Dergimizin sayfalarına
taranmış şekilde ulaşmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 





























 

Ahmet Yılmaz
Extim GmbH, ayilmaz@extim.de


İki Soru – Dört Cevap


Geçen seneden bu seneye aktarılan bir soru; Almanya-Türkiye ilişkilerinin geleceği nasıl olur? Soru çok net ama yanıtı maalesef tek cümle ile açıklanacak nitelikte değil, birden çok katmanı olan bir konu.

Almanya-da 2018-de nasıl bir hükümet kurulacak, bu hükümetin AB siyaseti ne olacak, ABD ile ilişkilerini nasıl tanzim edecek, ekonomik küresel gücünü siyasete taşıyabilecek mi? Tüm bu soruların bazen göbeğinde bazen çevresinde günlük ve sıcak tutulan bir başka konu ise Türkiye. 

Almanya-da temsili demokrasi önemli sorunlar yaşıyor. Sadece Almanya-da değil birçok Avrupa ülkesinde bu sorun var (Belçika, Hollanda seçimlerden sonra uzun süre hükümet kuramadı, teknokrat-bürokratların yönettiği ülke konumunda idiler). Almanya-da bu kervana katıldı ve bir türlü hükümet kurulamıyor. Mart-Nisan 2018-e kadar bir hükümet kurulması hedefleniyor ama bunun gerçekleşip-gerçekleşmeyeceği belli değil. Hükümet kurulsa bile bunun uzun ömürlü olmayacağı biliniyor. Artık birçok Avrupa ülkesinde bir nevi İtalyan modeli hükümetler kurulup, değişecek, seçimler gündemde olacak. Seçim gündemleri değişmeyecek; AB, Göçmenler ve Türkiye!

Konuyu fazla uzatmadan Türkiye-Almanya ekonomik ilişkileri nasıl olur sorusuna yanıt arayalım: konjonktür bu şekilde gelişmeye devam ederse ekonomik ilişkiler 2017 senesinde olduğu gibi ilerlemeye devam eder. Yani, büyük, küresel Alman orijinli firmaların Türkiye ile ilişkileri olduğu gibi devam eder hatta yeni yatırımlar (enerji ve tüketim alanında) bile söz konusu olabilir. Almanya-Türkiye arasında ticaret, teknoloji, yatırım ilişkileri konusunda önemli ve belirleyici olan ise Orta Ölçek işletmelerin tavrıdır. Bu tavır maalesef olumsuz! Değişeceğine yönelik bir işaret de bulunmuyor. Çünkü bu kesim iki ülke arasındaki siyasi gelişmelerden oldukça fazla etkileniyor ve kararlarında bu durum belirleyici oluyor. Bunun anlamı kısaca; Türkiye-den Almanya pazarına yeni girmek isteyen işletmeler oldukça fazla zorlukla karşılaşacaklardır. Ayrıca birçok Alman işletmesi tedarik pazarında Türkiye-yi stratejik satın alma pazarı olarak görmeyecektir, başka ülkelere doğru yönelimler zaten başlamış idi. Bunun bir sonucu olarak bu kesim için belli bir zamana kadar Türkiye yatırım ülkesi olarak değerlendiriliyordu, şimdi bu da karar radarından çıkmış görünüyor. Yani bu kesimden maalesef yatırım gelmeyecek! Yine bu kesim iki ülke arasında teknolojik transfer için de önemli idi, bu alanda da yeni işbirliklerinin geliştirilebilmesi noktasında pek fazla umutlu değilim. 

Kısaca; şayet konjonktür değişmez ise ekonomik ilişkiler 2018 için 2017-ye göre fazla değişmez (bunu pozitif algılamıyorum), orta vade de ise negatif etkisi fazla olur. Çünkü Almanya-Türkiye ekonomik ilişkileri bilhassa da sanayi alanında Türkiye için önemli potansiyeller barındırıyor, bundan faydalanamamak negatif etki yaratır. Almanya olmazsa da bunu biz başka ülkelerle gideririz görüşünü de pek yerinde bulmadığımı belirteyim. Zira, bu gelişmişlik seviyesinde ve girift ilişki kurabileceğimiz ve fayda sağlayabileceğimiz benzer bir ülke ben henüz tanımıyorum.

İkinci soru; yerli araç babayiğitleri bulunmuş iken, savunma sanayinde yerlilik oranının arttığı bu konjonktürde Türkiye yeni sanayi devrimini gerçekleştirebilir mi? teknolojik çağı yakalayabilir mi? 

Çok çetrefilli bir soru. Halihazırda yapılan çalışmaları da dahil etsek bile teknolojik seviyemiz -orta seviye-! Bu seviye ile gerçekçi olmak gerekirse yeni sanayi devrimi yapmak maalesef mümkün değil! Yeni sanayi devrimini gerçekleştirmek ya da teknolojik çağı yakalamak için ön şart; zihniyetinizin ve ekosisteminizin bu işe uygun olması halidir. Sanayide bir zihniyet devrimi gerçekleştirebildik mi? Yoksa sadece ithal bağımlılığını azaltmak için üretilen şiarlar ile mi hareket ediyoruz? Kaldı ki, ithal bağımlılığını azaltmak için düşünülmüş projeler mevcut halimiz ile ithalatı daha fazla artıracaktır. Örneğin yerli araç konusunda ülke aktörleri önemli olan batarya teknolojileri ve/veya elektrikli motor, dijital platformlar geliştirdi de bizim mi haberimiz yok! Veya bunları yeşertmek, geliştirmek için yeni ekosistemler devreye girecek de bizim mi haberimiz yok. Kaldı ki, bir ekosistemin oluşturulması bugünden yarına olacak bir iş olmadığı gibi, yıllar alacak bir süreçtir ve bunun çerçevesinin de iyi kurgulanması gerekir. Başında belirttiğimiz gibi bunun da olmazsa olmaz koşulu zihniyette devrimdir.

Genel yaklaşımda hemfikir olduğumuz arkadaşlar bile -peki, somut olarak biz fabrikamızda, işletmemizde ne yapmalıyız? diye sormaktadır. Ukalalık yapmak istemem ama en basitinden başlayın derim. Ne üretiyor iseniz, ne ile üretiyorsanız ve kime satıyorsanız, sattığınız ürününüzü, makinanızı nerede kullanıyor ise o işlemler ile ilgili olarak veri toplayın derim! Toplayacağınız bu verilerin kullanılacağı yazılımlar ürettirin ya da açık yazılımları kullanın, bağımsız platformunuzu kurmaya özen gösterin ya da açık-bağımsız platformlar üzerinden veri güvenliğini sağlayın derim!

Günümüz sanayi dünyası artan oranda data-ların iş modelleri oluşturduğu ve oluşturacağı bir yönde çok hızlı ilerlemektedir. 

Google, Facebook, Whatsapp niye başarılı? Çünkü bizim hakkımızda her şeyi topluyor, değerlendiriyor ve bize bizi yeniden öneriyor. O halde bizde kendi ürünlerimizle, makinelerimizle, kullanım alanları ile ve müşterilerimiz hakkında verileri toplayalım, değerlendirelim ve kullanıma hazır hale getirelim! Ne dersiniz, iyi bir başlangıç olmaz mı?

Ahmet Yılmaz

 

  İlgili Haberler

 

İnovasyon ve Liderlik
TÜRDER Genel Başkanı Doç. Dr. Uğur ÖZGÖKER- in Yeni Kitabı Çıktı
Gangnam (G.Kore) Style: Verimli ve Dev Şirketler Oluşturmak
CTC Eğitim, Bireysel / Kurumsal Koçluk ve Kuruma Özel Eğitim Hizmetleri Veriyor
2023 imkansız değil

  İlgili Yazılar

 

Emtia Fiyat İndeksi Tablosu ve Analizi
Pazarlama!; Rekabetin fiyattan başka esaslarla yapılabilirliği bilimi…
Fırsat ve Tehdit
Plastik Sektörünün Temel Vizyonu ve Potansiyel Yatırım Alanları
Değişimi Yönetmek
 

http://www.busworldturkey.com

http://hefist.com














































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Şti.

  Bahçeşehir 2.Kısım Mah.(Boğazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEŞEHİR-BAŞAKŞEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi