SubconTurkey

Hoşgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   5 Temmuz 2020, Pazar

Haziran 2019 Sayısı

Yıl : 16 | Sayı : S_182

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Arşiv
     İletişim

http://www.subconturkey.com.tr




Dergimizin sayfalarına
taranmış şekilde ulaşmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 

























 

AVRUPADAN ÇİN MENŞELİ BAĞLANTI ELEMANLARINA YÜKSEK VERGİ

Konuyla ilgili görüştüğümüz Mustafa Tecdelioğlu, aynı zamanda yaşanan ekonomik krizi değerlendirdi ve son dönem dernek faaliyetleri hakkında bilgiler verdi.

SUBCONTURKEY: Yaşanan ekonomik krizi Türkiye sanayisi ve bağlantı elemanları sektörü için değerlendirir misiniz? Neler yapılmalı, nasıl önlemler alınmalıdır?

Mustafa Tecdelioğlu: Bütün imalat sanayinin %30 küçüleceği düşünülüyor, bu bizim sektörümüzü de etkileyecek ama hayat devam edecek. 2009 yılının ikinci yarısından itibaren ben toparlanma bekliyorum. Türkiyenin kendi nüfus potansiyeli var, dinamik bir yapısı var, genç nüfusu var ve Avrupa ülkelerine göre krizlere daha alışkınız. Avrupa ülkelerinde hissedilen kriz daha farklı yaşanıyor. Örneğin Yunanistanda yaşananlar sadece bir gencin öldürülmesi değil, ekonomik krizin göstergesidir.
 
Yunanistanda yaşananlar sosyal bir patlamaydı, halkın genel yapısı ile ilgili olarak. Avrupanın başka ülkelerinde de benzer olaylar yaşanacaktır. Burada ise insanlar krize daha alışkın ve Türkiyede kayıt dışı ekonomi halen var. Avrupada ise kayıt dışı ekonomi yok. Kayıt dışı ekonomi bu tür krizlerde ön plana çıkıyor ve aslında sigorta oluyor. İnsanlar yastık altında sakladığı veya sağdan soldan aldığı borç paralarla bir kısım dönmeye çalışıyor. Bu Türkiyenin bir şansı. Türkiye 10 yılda bir kriz yaşadığı için krize karşı halkımız hazırlıklı. Krizin Avrupadaki yansıması Türkiyede aynı derecede olmaz. Bir gerçek var ki, dünyadaki ekonomik değerler çok şişirilmişti. Mali piyasalarda balon patlamış oldu. Dünyada yeni bir ekonomik model yok. Hangi ekonomik modelle, hangi siyasi modelle aşılacak, bunlarla ilgili politikalar oluşturulmadı. Sosyalizm ve kapitalizm olarak konuşuluyordu. Sosyalizm zaten kalmadı, kapitalizmin çivisi çıktı. Bir sürü ekonomi kahinleri ortaya çıktı. Ben demiştim diyenler çıktı ama bir ekonomi modeli koyan yok. Bahsedilen denetlenmiş kapitalizm. Ne olduğu belirsiz bir ortamdayız. Dünyadaki beş-altı şanslı ülke arasında Türkiyeyi de gösteriyorlar. Arjantin, Brezilya, Türkiye, Hindistan, Çini farklı tutuyorlar. Çünkü bu ülkelerin uzunca yıllar büyüme hızı yüksek oldu, şimdi ne gelişmiş toplum ne de gelişmekte olan toplum sınıfına alabiliyorlar. Türkiye arada kalan bir ülke konumunda görülüyor. Türkiyenin bu bakımdan şansı var çünkü artık Türkiye sanayi toplumu. Özellikle son 10 yılda hemen hemen her sektörde sanayiler yeni. Sanayilerin makine yapısı, nüfusu ile genç ve bu Türkiyeye şans veriyor. 2009 yılının ikinci yarısı kriz etkisi azalmaya başlayacak ve 2010 yılında tekrar üretimlerde artış gösteren bir tempo olacaktır. 2009 yılının ilk altı ayı oldukça sönük geçecektir. Ayrıca seçim var ve seçimde ekonomiyi etkiliyor. Siyasi hesaplar olacaktır işin içinde. Sonuçta hükümetleri siyasi iktidarlar yönetiyor. Adalet ve Kalkınma Partisinin ciddi bir oy kaybı olursa erken seçim konuşulmaya başlanacak ve tekrar bir ekonomik kaos söz konusu olabilir. Hükümet krize karşı henüz kozlarını oynamadı, 2009 yılında gerekli tedbirleri alacaklarını düşünüyorum, ekonominin önünü açmaları gerekiyor.

Krizin etkilerini azaltmak için örnek model

Örnek bir proje vermek gerekirse; Türkiye genelinde ticari taksilerin birçoğu özellikle Anadoluda eski model. Yürüyecek halde olmayan, hem şoför hem de yolcu emniyeti için uygun olmayan çok eski araçlar. Hükümet diyecek ki; taksileri yenileyeceğiz, x marka yerli malı 20 bin tane araba alacağım, bunu da x devlet bankası ile finansmanını yapacağım. Taksitlerle arabanı yenileyeceğim, eskisini getir, yenisi al gibi ve ÖTV ve KDVyi almayacağım gibi modeller Türkiyenin önünü açar. İnsanlar için bir iş alanı oluşur. Bunun bir örneği ucuz konut üretimi için yapıldı, insanlar bugün o konutları çok düşük taksitlerle alabiliyorlar. Bunun benzeri otomotiv sektörüne ve beyaz eşya sektörüne de uygulanabilir. Krize rağmen beyaz eşya sektöründen umutsuz değilim. Türkiye beyaz eşya sanayi, ihracatının %70ini Avrupa ülkelerine ihraç edilen ürünlerden gerçekleştiriyor. Avrupa ülkeleri ihraç ettikleri malların çok az bir kısmını Türkiyeden, büyük bir çoğunluğunu Çinden getiriyorlardı. Avrupalı Çinden tek kalemde 300.000-500.000 adetlik çok büyük boyutlarda beyaz eşya ithalatı yapıyordu. Şimdi siparişler 5.000-10.000 adetlere düştü, talep azaldığından Avrupalının Çinden almasının cazibesi kalmadı/kalmayacaktır. Şimdiden ülkemize bu tür siparişler gelmeye başladı son üç aydır. Bu da Türkiye için bir şans.

Çin menşeli bağlantı elemanlarına getirilen %87.3 verginin Türkiyeye yansıması olumlu olacak

Avrupada bağlantı elemanları sektörü için çok ilginç ve önemli bir gelişme oldu. 2 yıldır Avrupada başlayan anti damping soruşturması vardı. Çinden gelen bağlantı elemanları için. Kasımda Avrupa Birliğine üye 26 ülke tarafından yeni bir yönetmelik imzalandı.  Yönetmeliğin içeri şöyle; Avrupa Birliği üyeleri Çinden gelen 7318 numaralı ürünlerde %87.3 anti damping vergisi uygulayacak. Bu şuanda 14 evet, 12 hayır oyla kabul edildi. Tahmini 19 Ocakta başlayacak bu uygulama. Sonuçta Avrupa, Çin menşeli bağlantı elemanlarına %87.3 anti damping vergisi koydu. Bunun olumlu yansımaları olacak Türkiyeye . Elimizde reel değerler yok ama Avrupanın Çinden en az 2 milyar dolar kadar bağlantı elemanını ithal ettiğini düşünüyoruz. Pazarında %30 kadar küçüleceğini hesaplarsak, Avrupalının yine 1,5 milyar dolarlık bağlantı elemanı ithal etmesi gerekiyor. Anti damping vergisinden dolayı ucuz gelen ürünlerin yarısının etkileneceğini düşünürsek 750 milyon dolar ciro yapıyor. Bunu hemen karşılayabilecek ülkelerin en başında Türkiye geliyor. 750 milyon Euronun %20sinin Türkiyeye geldiğini hesaplarsak 150-180 milyon Euro yapar. 2008 yılında tahmini 220 milyon Euro dolayında direkt ihracatımız var. En kötü ihtimalle bir o kadar daha direkt ihracat yapmış olacağız. Her şeye rağmen bu güzel bir haber, bu fırsatı değerlendirmemiz gerekiyor. Bu sektöre bir sene, bir buçuk sene nefes aldırır. Sektörde bu arada yatırımlarını tamamlar, rekabetçi fiyatlarını oluşturursa süreklilik olur. Çünkü çıkan anti damping en az 2 yıllık çıkıyor. Bu arada uygunsuz teklifler de olacaktır. Marka hırsızlığı yapmak isteyenler olacaktır, bunların da direkt olarak ihbar edilmesi gerekiyor. Avrupadaki toptancılar buna yeltenmeyecektir ama küçük ülkelerdeki bir takım toptancılar buna yeltenecektir. Türkiye gibi Avrupa Birliğine üye olamayıp, Avrupayla Gümrük Birliği anlaşması yapmış ülkelere o malları getirip, paketini değiştirip sanki o ülkenin mallarıymış gibi Avrupaya gönderme hareketleri oluşacaktır. Buna karşı uyanık olmamız lazım, kısa vadede kar amaçlayıp buradaki sanayiciyi yıkacak şekilde davranmamak gerekiyor.

Bağlantı elemanları sektörünün beklentisi, Türkiyenin genel beklentisinden biraz farklı. Bizim için böyle bir şans doğdu, krize rağmen Avrupaya olan ihracatımızı ikiye katlayabileceğiz, bu da 400-450 milyon Euroluk bir ihracat demek. Bunu iyi değerlendirmek ve hızla paylaşmak gerekiyor. BESİAD bu paylaşımda üzerine düşen görevi yapacaktır. 2009 yılının başında yapacağımız toplantılarda bu bilgilendirmeleri tüm sektörle detaylarıyla paylaşacağız. Avrupadaki gerekçeli kararı iyi okuyup, benzeri bir uygulama Türkiye içinde uygulanabilir. Yani Çin ürünlerine bizde anti damping uygulatabiliriz. Derneğimizin genişletilmiş toplantısında bunu sunmak istiyoruz. Dernek olarak Ankaranın kapısını bir kez daha çalmak gerekiyor, Türkiye için bunu yapmalıyız. Çünkü Çin buraya da akın akın geliyor. Vida grubuyla başladılar, peşinden somun grubu geldi ve şuanda da cıvataya ağırlık veriyorlar.

Bizim en büyük yatırımlarımız fabrikalarımız, biz hiçbir zaman ithalatın ön planda olmasını istemeyiz. BESİAD üyelerinin büyük yatırımları var. 

Bugün x fabrikası üretime ara verdi, diğer bir fabrika mali sıkıntı içinde, kimisi işçi çıkarıyor. Niye bu hale gelelim ki. Türkiyede bizim sektörümüzde en fazla imalat açığı 1500 ton/ay dır. Toplamda 1500 ton eksik üretimlerimiz olmasa bu fabrikaların hepsi çalışacak. 1500 ton ürün 70 konteynır, bundan çok çok daha fazlası Çinden geliyor. Bu ürünler gelmiyor olsa bizim buradaki fabrikalarımız daha çok çalışacak, buradaki işçi ve işveren arkadaşlarımızın hepsi mutlu bir şekilde işlerine devam ediyor olacak.

SUBCONTURKEY: Faaliyetlerinizden bahseder misiniz?

Mustafa Tecdelioğlu: Derneğimiz iyi bir konuma geldi. Biliyorsunuz, Milli Eğitim Bakanlığı ile yaptığımız protokol çerçevesinde Küçükköy Anadolu Endüstri Meslek Lisesi ile yapılan anlaşmada bağlantı elemanları sektörüne kalifiye eleman yetiştirilmesi için eğitim verilmesini sağlayacak müfredatı birlikte oluşturmaya başladık. Öğretmenlerimizin eğitimleri çok başarılı geçti. Çetin Cıvata, Atlas Vida, Uğur Vida ve İÇS Somun olmak üzere 4 yerde uygulamalı eğitimler verildi, Seminerler gerçekleştirildi. %92 oranında başarı sağlandı. Öğrencilerimizin eğitim programı için kitap hazırlanıyor. Okulumuza makine bağışında bulunduk. Derneğimizin bülteninde bu bağışta yardımı olanların, destek verenlerin isimlerini yayınladık. Halen okulumuzun teknik donanım olarak ihtiyaçları var, herkes elinden gelen yardımı yaparsa seviniriz. Bu mali krizde bunu söylemek biraz güç olsa da derneğimizin daha iyi bir yerlere gelmesi için çalışmamız gerekiyor.

Yeni bir projemiz için Aralıkta Orta Anadolu Makine İhracatçılar Birliğinden 14.000 YTL destek aldık. Okul projesi ile beraber tüm Türkiyedeki endüstri meslek liselerine, meslek yüksek okullarına, organize sanayi bölgelerine, cıvata ve bağlantı elemanları kullanıcılarına bir CD hazırlıyoruz. Hem derneğimizi tanıtacak, hem okul projemizi anlatacak hem de mesleki teknik bilgileri içeren bir CD olacak. İlk etapta 10 bin adet hazırlayıp, ulaşabileceğimiz her yere 2009 yılının Mart ayına kadar göndermek istiyoruz.

Dernek bültenimizin ilk sayısını çıkardık, bundan sonraki sayımızda daha teknik donanımlı bir bülten hazırlayıp geliştirmek istiyoruz. İleride dergi haline getirebiliriz. Yanlışlarımız ve hatalarımız olduysa anlayışla karşılanmasını arzu ediyorum. Bu ilk sayımızdı, geliştirmek için önerilerde bekliyoruz, arkadaşlarımızdan. Sektörel anketler yaptık, bütün cıvata ile ilgili prosesleri tanımladık. İnanılmaz veriler ve bilgiler oluştu. Bu çalışmalar için fabrika kapılarını bize açan, sosyal sorumluluk bilincinde olan ve duyarlılık gösteren bütün arkadaşlarımıza teşekkür ederim. Duyarlılık göstermeyen arkadaşlarımızı da anlayışla karşılıyoruz ama umarım onlarda bize inanıp en kısa zamanda destek olurlar. Derneğimiz küslük için değil, birlik beraberlik için kurulup bu yönde çalışmalarına başarıyla devam ediyor.

 

  İlgili Haberler

 

İlgili haber bulunamadı!

  İlgili Yazılar

 

İlgili yazı bulunamadı!
 

http://www.subconturkey.com.tr




















































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Şti.

  Bahçeşehir 2.Kısım Mah.(Boğazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEŞEHİR-BAŞAKŞEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi