SubconTurkey

Hoşgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   24 Mart 2019, Pazar

Subat 2019 Sayısı

Yıl : 16 | Sayı : s_178

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Arşiv
     İletişim

https://www.trex.com.tr


http://tubeandsteelistanbulfair.com/




Dergimizin sayfalarına
taranmış şekilde ulaşmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 



























 

Otomasyon ve Dijital Dönüşüm

Günümüzde iş hayatımızdan sosyal hayatımıza varıncaya kadar her alanda dijitalleşmenin etkisini görmekteyiz. Bu da diğer bir deyişle, dijitalleşme bugüne kadar hiç olmadığı kadar ve hızlı bir şekilde insanoğlunun yaşam şeklini değiştirmektedir. Dijitalleşme diğer bir moda deyim ile ilk olarak 2011 yılında Alman hükümetinin tanımıyla  Endüstri 4.0  devrimi, sanayileşmenin başlangıcından itibaren geçirdiği evrimler sonucu bugün teknolojinin geldiği noktayı tariflemektedir. Sanayide dijital dönüşüm (Endüstri 4.0), sanayide 3.0 döneminde de var olan bir kavram olmakla beraber bugün teknolojik üretim ve gelişimin tamamının bu yöne evrilmesini tanımlamaktadır.  Bu evrim, sadece teknolojik anlamda değil, beraberinde insan yaşamı üzerinde de büyük değişimlere neden olacağı rahatlıkla söyleyebiliriz.

Sanayide Dijitalleşme / Endüstri 4.0 devrimi ile ilgili değerlendirme yapmadan önce ilk üç sanayi devrimi ile ilgili kısa bir özet yapmak bu 4.0 devrimi daha iyi anlamamızı sağlayacaktır. Sanayi devrimleri, aslında insanoğlunun zekâsının oluşturduğu yapısından kaynaklanmakta ve amacı ise, daha iyi koşullarda yaşamanın yollarını bulmaktır. Zira, varoluşundan bu yana insanoğlu elindekiler ile yetinmemiş ve sürekli yaşam şekillerini geliştirmek istemiştir. Her canlı gibi yaşamak için dünyaya gelen insanoğlu, daha iyi koşullarda yaşamak ve mümkün ise, yapılacak işleri ilk başlarda diğer canlılara, daha sonraları ise makinalar ve sistemlere yaptırmayı amaçlamaktadır. Bu hedef doğrultusunda, gelişme hiçbir zaman bitmeyecek olup, insanların bu dünyayı sadece yaşamaya gelecekleri bir yer haline getirmelerine kadar sürecektir. Bu hedef göz önünde bulundurularak sanayi devrimlerini ele alırsak; Buhar gücünün mekanik enerjiye dönüşümünü sağlayan buhar makinasının icadı ve neticesinde mekanik dokuma tezgahlarının icadı 1. Sanayi (Endüstri 1) Devrimi olarak adlandırılmaktadır. Alternatif akımın icadı neticesinde elektrik enerjisinden endüstriyel üretimde yararlanma ve otomobil üretiminde ilk yürüyen bantlı montaj hattının oluşturulması ile seri üretime geçiş 2. Sanayi (Endüstri 2) Devrimi olarak gösterilmektedir. Endüstride 1970 li yıllara kadar sadece elektrik ve mekanik ile yapılan üretim yapısına, dijital elektronik ve bilgisayarlardaki gelişmeler neticesinde, gelişmiş kontrol ve otomasyon sistemlerinin eklenmesi de 3. Sanayi (Endüstri 3) Devrimi olarak tanımlanmıştır. 3. Sanayi Devrimi nin temelini oluşturan Otomasyonu ise kısaca    İnsan - Makina işbirliği  olarak tarif edebiliriz. 

Otomasyon sektöründe çok geniş bir yelpazede beyaz eşyadan demir çeliğe, kâğıttan çimentoya, petro kimyadan otomotive kadar pek çok sektöre hizmet verilmesi dolayısıyla, bazı sektörlerde yaşanan duraklama ve gerileme, doğal olarak o sektöre hizmet eden otomasyon firmalarını direkt olarak etkilemektedir. Bu yüzden, hizmet verilen sektörlere göre değerlendirme yapmamız doğru olacaktır. Öte yandan, krizlerin fırsata dönüştürülmesi otomasyon sektörünün en önemli avantajlarının başında gelir. Çünkü, şirketler işgücü maliyetini ancak ve ancak otomasyon ile düşürülebilirler. Dolayısıyla, maliyetlerini düşürmek ve yüksek kalitede üretim ile rekabet edebilmek için firmalar otomasyona yöneleceklerinden, kısa sürede olmasa da orta vadede sektör gelişecektir. 

Bir ülkede sanayinin otomasyon seviyesi, o ülkedeki ürünlerin kalitesini ve dolayısıyla rekabet etme seviyesini belirleyen en önemli faktördür. Otomasyon; sektörlerin rekabet edilebilirliğini, verimliliğini artırmakta ve kaliteyi yükseltmektedir.

Otomasyon sektöründe neredeyse tüm global firmaların tamamı Türkiye de faaliyet göstermekte, doğrudan pazarda olmayan çok az sayıda global firma da distribütörleri vasıtası ile Türkiye de faaliyet göstermektedir. Yerli oyuncular ise, daha kurumsal bir yapı oluşturabilmek ve kalıcı olmak adına yatırımlar yapmaktalar. Ülkemizde otomasyon sektörünün aslında diğer pek çok sektöre rağmen daha iyi bir seviyede olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bunun iki nedeni var. Birincisi, sadece Türkiye değil dünyada da otomasyon sektörü, gelişen akıllı üretim teknolojileri ve Endüstri 4.0 konseptinin etkisi ile hızlı büyümekte ve çok iyi bir performans sergilemektedir. Endüstride insandan bağımsız üretim amaçlandığından, otomasyon sektörü sürekli olarak artan ivme ile ilerleyecektir. İkinci neden ise, nitelikli eleman ve mühendislik avantajımızdır. Bu avantaj Türkiye ye özgü olup, ülkemiz açısından değerlendirmemiz gereken çok iyi bir fırsattır. Çünkü, Avrupa, Asya ve Orta Doğu nun tam ortasındayız ve Avrupa ya nazaran mühendisliğimiz aynı, hatta daha dinamik, ücretimiz ise daha uygundur. Dolayısıyla, otomasyon sektörü Türkiye için her zaman pozitif bir performans gösterecektir. Otomasyon sektörünün ileri teknoloji kullanması ve teknolojik ürünlerin satımı ile şekillenmiş pazarın büyümesiyle gerek teknolojik üretim gerekse teknolojik hizmet üretimi konusunda çalışmalar artmaktadır.   


2018 de dijital dönüşüm, ileri otomasyon sistemleri, robotlaşma ve yapay zekâ gibi konular endüstriyel otomasyon sektöründe son derece yoğun konuşulup uygulanmaya başlandı, ancak beklenen hızda olmadı, çünkü, konsept gerçekten bir devrim niteliğinde ama uygulamaya geçmesi, konuşulduğundan daha fazla zaman alacaktır. 2018 yılının endüstriyel otomasyon sektörü açısından beklentileri tam anlamıyla karşılamasa da kötü bir yıl olmadığını söyleyebiliriz. Çünkü, üretimde maliyetleri düşürerek verimliliği artırmak için artık insan gücünün minimum olduğu modern üretim yöntemlerine ihtiyaç olduğu herkes tarafından bilinmektedir. Aynı zamanda, otomasyon bilincinin artması ile üreticiler tarafından her geçen gün otomasyona geçiş ve modernizasyon istekleri artmaktadır. Bu da, sektörlerde daralma bile olsa otomasyona talebin artacağını göstermektedir. Dolayısıyla, 2019 yılında da benzer şekilde otomasyon taleplerinin artacağını; bunun neticesinde de sektörümüzün gelişeceğini söyleyebiliriz.


Çağların yüzyıllardan neredeyse yıllar seviyesine indiği bir dönem yaşadığımız bugünlerde, dijital dönüşüm tüm dünyanın gündemini oluşturuyor. Dijital dönüşümün sanayideki şeklini; sanayide dijital dönüşüm ya da popüler deyim ile Endüstri 4.0 olarak değerlendirebiliriz. Aslında dijital dönüşüm başlangıçta sanayi olarak dikkate alınmasına karşın, daha sonrasında sadece üretim alanlarında değil; ayrıca yaşantımızın tamamını kapsayan alanlarda dikkate alınarak, tüm yaşantımızın dijital dönüşümü olarak değerlendirilmiştir. Bu kavramlar Japonya gibi ülkelerde Toplum 5.0 gibi kavramlarla adlandırılmaktadır. Ancak, gerek sanayide dijital dönüşüm (Endüstri 4.0) ya da dijital dönüşüm (Toplum 5.0), artık hepimiz ve yaşantımız için vazgeçilmez bir olgudur. 

Sanayide Dijitalleşme / Endüstri 4.0 ı; bilişim ve iletişim teknolojilerini de kullanarak üretimde tamamen insandan bağımsız akıllı üretim şekli olarak, yapay zekânın da kullanımı ile kendi kendini yönetebilen otonom yapılar olarak da değerlendirebiliriz. Endüstri 4.0; 1., 2. ve 3. sanayi devrimlerinde olduğu gibi bir tetikleme ile başlayan uzunca bir süreci içeriyor. Günümüzde tam anlamı ile uygulamaları henüz başlamamış; ancak çok hızlı gelişeceği öngörülen bir süreçtir. Üretimin sürdürülebilirliğini engelleyen konuların en başında işgücü gelmektedir. Aynı zamanda, işgücü önemli bir maliyet unsurudur. Üretimi ne kadar az insanla yaparsanız, maliyetiniz de o kadar düşer. Bu nedenle; otomasyonda da, Endüstri 4.0 da da insandan bağımsız üretim hedefi vardır. Ancak, Endüstri 3 te yoğun olarak kullanılan ve etkin rol oynayan otomasyonun oluşturduğu yapı, Endüstri 4.0 da bilişim ve iletişimin katkısı ile yapay zekânın çok önemli bir rol oynaması ile yerini kendi kendini yönetebilen kısaca  otonomi  olarak tanımlayacağımız yapılara bırakacaktır. Bu kapsamda, yapay zekâ başta olmak üzere genel olarak bilişim ve iletişim, gelecekte sanayi ve diğer tüm alanlarda ağırlığını hissettirecek ve Endüstri 4.0 ile yaşamımızın değişmez bir parçası olacaktır. 

Elbette ki, her sanayi devriminde olduğu gibi 4. Sanayi Devrimi ni de, sadece üretim şeklini değil aynı zamanda hiç olmadığı kadar insanların yaşam şeklini de derinden değiştirecek yenilikler getirecektir. Çünkü Endüstri 4.0, insanların fiziksel olarak çalışmadıkları sadece zihinsel yönleri ile katkı sağlayacakları bir devrimdir. Dolayısıyla, geçiş süreci hem teknik açıdan, hem de sosyal açıdan gerçekten zorlu olacak. Bu durumu dünyadaki robot kullanımı dikkate alınarak örneklersek, dünyada en çok robot kullanım oranı artan ülke Çin dir. Dünyada şu anda Avrupa da ve Japonya, G. Kore ile Amerika gibi gelişmiş ülkelerde robot kullanımı maksimum düzeyde. 2019 yılında ise, dünyada kullanılacak robot miktarının yarısından fazlasının Asya ülkelerinde kullanılması beklenmektedir. Dolayısıyla bu durum, robotlaşmaya gelişmekte olan ülkelerin ne kadar önem verdiklerinin bir göstergesidir.

Yakın gelecekte üretimde ve hatta genel işlerde insanın fiziksel çalışmasının yerini zihinsel çalışmanın alacağını, bilişim, iletişim, robotik teknolojiler, IoT, büyük veri, veri analizi, istatistik vb. konularda zihinsel ağırlıklı yeni mesleklerin mesleklerin önem kazanacağını, hatta gündeme geleceğini söyleyebiliriz. 

Sanayide Dijitalleşme / Endüstri 4.0 kavramı ve gerekliliği ülkemizdeki firmalar tarafından artık yeterince algılanmış durumda, artık bu sürecin nasıl uygulanacağı aşamasındayız. Bu, tüm firmaların ve kamunun önemle dikkat etmesi gereken noktayı oluşturuyor. Endüstri 4.0 gibi sadece ülkemizde değil, tüm dünyada yeni ve henüz tam olarak uygulanmamış bir konsepti nasıl uygulamalıyız? Ya da, Endüstri 4.0 sürecinde yapılmaması gereken yanlışlar, yanlış yatırımlar konusunda dikkat edilmesi gerekenler neler olmalı? Doğru bir Endüstri 4.0 süreci yaşayabilmemiz için bu sorulara net cevaplar vermeliyiz. Bunun için gerek ülke, gerekse firma bazında bir Endüstri 4.0 yol haritasının hazırlanması ve bu haritada, kısa ve uzun vadeli adımların çok net olarak belirlenmesi gerekiyor.

Kısaca özetlemek gerekirse; gelişmiş bir ülke konumuna gelebilmek ve küresel ölçekte rekabet edebilir seviyeye ulaşmak için kesinlikle çok gelişmiş makina ve imalat sanayiine sahip olunması gerekmektedir ve bugün geldiğimiz noktada da bu ancak Endüstri 4.0 konseptli makine ve imalat sanayii ile mümkün olabilecektir. 

Ekonomimizi oluşturan işletmelerin büyük çoğunluğunun KOBİ statüsünde olmasının yanı sıra birçok sektöre yönelik üretim sağlamasıyla ekonomik büyümeyi de yakından destekleyen makine sektörü de genelde KOBİ lerin yoğun olduğu bir sanayi sektörüdür. Bu nedenle KOBİ ler için özel bir yaklaşıma ihtiyacımız vardır. Kritik önem taşıyan KOBİ ler için Dijital Dönüşüm / Endüstri 4.0 a geçişlerini kolaylaştırıcı düzenleme, teşvik ve stratejiler oluşturarak ilerlemek zorundayız. Çünkü Dijital Dönüşüm / Endüstri 4.0 ın doğru uygulanması ve uygulanırken kaynak yaratılması noktasında KOBİ lerimizin kesinlikle yardıma ihtiyaçları vardır. Bu destek devlet tarafından sağlanmalıdır. 

Sanayide Dijitalleşme / Endüstri 4.0 kavramının artık dünyada hızla yerleşip yaygınlaşmaya başladığı bu dönemde, ülkemizde pek çok kamu veya özel sektör kurumlarına görevler düşmekle beraber, özellikle en büyük görevin ENOSAD a düşmekte olduğunun bilincindeyiz. Buradan hareketle dernek olarak; Türkiye imalat ve makina sanayiine hizmet etmek için Dijital Dönüşüm / Endüstri 4.0 sürecinde gerek ulusal, gerekse uluslararası üyelerimizle her türlü işbirliğine hazır olduğumuzu belirtmek istiyoruz. 

Dr. Hüseyin HALICI
ENOSAD Yönetim Kurulu Başkanı 

 

  İlgili Haberler

 

İlgili haber bulunamadı!

  İlgili Yazılar

 

İlgili yazı bulunamadı!
 

http://bit.ly/2GZOVwH

http://aluexpo.com




















































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Şti.

  Bahçeşehir 2.Kısım Mah.(Boğazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEŞEHİR-BAŞAKŞEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi